<!-- --><!-- --><style type="text/css">@import url(http://www.blogger.com/static/v1/v-css/navbar/697174003-classic.css); div.b-mobile {display:none;} </style> </head><body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=24919536&amp;blogName=endi%C5%9Fe&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fhibon.blogspot.com%2F&amp;blogLocale=tr_TR&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fhibon.blogspot.com%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

desire

Perşembe, Temmuz 09, 2009


posted by hibon
23:32

0 yorum

tursu

Cumartesi, Haziran 27, 2009



kaynak:içmihrak

posted by hibon
09:27

0 yorum

erisim

Perşembe, Haziran 25, 2009


yalnizca elimin, kolumun, aklimin uzanabileceginin ötesindeki seyler nazari dikkatimi celb edebilirken menzilimde yer alan, bana dair olan ya da olmasi olasi olan (ol ol ol ol) seyleri bu kadar kolay reddetmemi, celisik ve dolambacli ve dahi hastalikli durumlarin ortasinda kalakalma ihtimalinin yarattigi korkunun dogurdugu örtük ergen romantizmine bu denli kolay kapilmami ilkgencligimde ya da cocuklugumda okudugum bir seylere baglamak istiyorum.
sebebim edebiyat olsun

posted by hibon
19:38

0 yorum

soru

Cuma, Mayıs 22, 2009


Neden tekesliligi savunmak üzere bunun dogada da temelleri oldugunu kanitlamaya calisip istisnai hayvan türlerinden medet umuyoruz ya da bilhassa erkeklerin cokesliligi sözkonusu oldugunda pek de istisnai sayilmayacak türler ve erkegin üremedeki rolü nasil oluyor da bunun kacinilmazligini kanitlamaya yetiyor? Sosyal evrimimizde geldigimiz noktada sokak ortasinda diskilamamayi desteklemek ya da kadinlarin cokesliligini savunmak üzere kedilerin yardimina neden kosmuyoruz da bütün yük arzuya göre sadece penguenlerin, balinalarin ve spermatozoidlerin üzerine yükleniyor. Ya da esitlikci bir toplum anlayisinin evrim ve dogal ayiklanmayla celisik görünümünü asmak icin dogadaki isbirligini hücre dönüsümünü saglayan sembiyotik tezle desteklemek gibi son derece bilimsel görünen ama aslinda son derece metafizik bir arayis icine giriyoruz? Bunun tanriya inanabilmek icin evrim kuramini reddetmek zorunda kalmaktan ayiran ne? Dogayi anlamaya calisacak kadar disina ciktigimiza, ya da bu disindalik hali bizim kendi olusumuzun temel ögelerinden biri haline geldigine göre neden bosluksuz, deliksiz, elestiri-gecirmez, kalkanvari bir doga yorumunun pesinden kosuyor ve hayatta tutacagimiz yol aslinda bizim secimimiz degilmis de, isin dogasi geregi belirlenmis bir zorundalikmis ve bu bilimsel acidan da kanitlanabilirmis gibi davaniyoruz? Dogayi ya da herhangi bir seyi tanrilastirmadan secimlerimizin arkasinda durmak bu kadar zor mu gercekten? Hele ki bu tanrilastirma, kutsallastirma sirasinda genelleme yapacak kücücük ya da büyük bir payda bulup, onun disindas kalan seyleri gözardi ederken zavalli konumuna düsmüyor muyuz?

posted by hibon
09:57

0 yorum

omaggio alla sigaretta

Perşembe, Nisan 30, 2009


sigara hayatimdan cikali beri daha bir kutsal, daha bir saygi duyulasi. jestler daha törensel, parcasi oldugu yasam tarzi daha imrenilesi. sigara icmek hayata karsi bir durus, bir olumsuzlama, kendini cezalandirma, bir bulanti, bir secim. cool`un ta kendisi. sigara tiryakisininki adanmis bir hayat. cekilen tüm cefalara, tüm uyumsuzluklara, birbirini yaralamalara, tüketmelere ragmen vazgecilemeyen sevgili. sigara insanin en sadik dostu. sigara icmek bir icsellestirme eylemi. insanin kendi icinin en ulasilmaz noktalarina müdahelesi. sigara yikici, sökücü. en büyük isyan. sigara icmek, atese körükle gitmek. hayati zor yoldan yasamak. sigaradan cekilen ilk nefes, teklligin onanmasi. agizdan salinan duman gercek paylasim. triyakilik bir hazirlikli olma, olamadiginda karsindakine güvenebilme hali. tensel bir baglilik sigaraya olan. dudaklardaki, parmak aralarindaki dokunma hissi. kirilganligin sinirinda uygulanan baski. akildan cikmayan zarafet.
sigaraya selam olsun.

posted by hibon
10:30

2 yorum

farlya

Pazar, Nisan 26, 2009


Faralya`yi düsünüyorum, gözlerim doluyor. Faralya benim Yerdeniz`im, Anarres`im, Kis`im. Hayatim ne idügü belirsiz bir sorular toplamiyken, ben ne yaptigimi ve ne yapacagimi sorgulamak ya da kendimi koyverip su anda yapmakta oldugum seyi körlemesine sürdürmek arasinda cirpinarak gidip gelirken, Faralya benim bilmek lanetiyle kovuldugum cennet bahcem, unutarak varmayi bekledigim Kenan ilim. Yüzümü günese vermek yerine kapali odalarda dislerimi gicirdatarak calisirken, elime aldigim her kitabi yarimyamalak bir kenara brakirken Faralya`m benim ormana bakan balkonum, adsiz ülkem, Esperanza`m. Hergün uyku gözlerimden akarken Faralya benim herkesten uzakta sereserpe uyudugum, ancak baska seylerin izini sürdügünü zannederken aslinda beni arayan bir yabancinin bana rast gelebilecegi gizli kösem. Mükemmelin kölesi olmanin esiginde Faralya kusursuz bir hata.

posted by hibon
22:31

0 yorum

kisir

Cumartesi, Nisan 11, 2009


doktora gittim. yazma kanallarimin darligindan ötürü anlamli metin üretme becerisinden yoksunmusum, öyle dedi. ben de düsünmeye basladim, etrafta okunmayi bekleyen onca öksüz metin varken nedir bu ille de kendi yazimi yazacagim inadi, diye. sonra gözümden yaslar akti, agladim.

posted by hibon
22:17

2 yorum