<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536</id><updated>2012-01-28T19:38:51.609+02:00</updated><title type='text'>endişe</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>140</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6326369215604765684</id><published>2010-01-05T12:13:00.003+02:00</published><updated>2010-01-05T12:29:20.019+02:00</updated><title type='text'>yeni yerimizde hizmetinizdeyiz</title><content type='html'>hibon blog initiative'in endişe dozu mümkün mertebe azaltılmış yeni şubesi &lt;a href="http://www.truevoyage.blogspot.com/"&gt;welcome back&lt;/a&gt; hizmetinizde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6326369215604765684?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6326369215604765684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6326369215604765684&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6326369215604765684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6326369215604765684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2010/01/yeni-yerimizde-hizmetinizdeyiz.html' title='yeni yerimizde hizmetinizdeyiz'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7688428569111897365</id><published>2009-09-21T21:22:00.003+03:00</published><updated>2009-09-21T21:56:24.516+03:00</updated><title type='text'>sıradanlığın keşfi</title><content type='html'>son üç yılımın buna adandığını söyleyebilirim. gönüllü bir adama değil bu. ama geriye dönüp baktığımda sanki yaptığım herşey, başıma gelen her şey bu çok yalın gerçeği kabullenmek doğrultusunda atılmış adımlar gibi görünüyor. oysa hala becerebilmiş değilim bunu. sadece daha az direniyorum. sanırım ilk ipucunu barda evcilik oynamaya kalkışıp hayali kişiliklerimiz konusunda hayalimizin kırılmasıyla kavrar değilse de gerçek haliyle görür gibi olmuştum. kurmacanın gerçekle cilveleşiği bir an. sonrasında çevremdeki insanlara ve yaşamlarına duyduğum saygı gittikçe arttı. oysa ben eskiden hak eden herkese, hak ettiği saygıyı, göstermesem de duyduğumdan emindim. belki de saygı anlayışımda karşımdakini istemsizce kendimle kıyaslamam benim sakatlığımdır. ama ortalamanın çizgisi herkes gibi benim de altımdan geçiyordu ve bu çizginin altında kalan çok insan vardı o zamanlar. şimdi ortalama ne demek onu bile bilmiyorum. benim neresinde kaldığımın pek bir önemi yok. bu bir anlamda evcilleşmenin sıradanlığını özlemekle de ilgili olabilir. buğday başaklarına bakmak şanslı olan herkese birini hatırlatır. ama başka birini. gene de birleştirici bir hal. hiç beklenmedik uzlaşmalara zemin hazırlayabiliyor. okulun tuvaletinde hiç tanımadığım, ya da tanımak istemediğim insanlarla sigara paylaşmak gibi. belki de ta o zaman başlamıştı, bilmiyorum. bir de konserve yapıp satarak yaşamak istemek mümkün mesela. bu hiç sıradan olmayan bir insandan duyduğum anda bana gene karşımdakini tüm diğer insanlardan ayıran olağanüsü bir istek gibi gelmişti. isteğin gerçek doğasını kavramaktan ne kadar uzak bir algılama biçimi. o zaman beni sıradan kılan her şey gibi, bunu bu doğruluda bir talep olarak görmek de bünyemin kaldıramayacağı bir şeydi sanırım. hala midemde isyan kıpırtıları oluyor. aykırılığa duyduğum imrenme gene de beni en sıradan kılan şeylerden biri. o yüzden onu da bağrıma basıyorum. kim bilir, 15'imdeyken 30'uma geldiğimde bulmayı umduğum huzur (şu andaki haliyle huzura benzetmek için biraz rötuşlamak gerek gerçi) bunun gibi bir şeydir. o zamanlar yenilgi olarak yorumlayacağım bir şey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7688428569111897365?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7688428569111897365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7688428569111897365&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7688428569111897365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7688428569111897365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/09/sradanlgn-kesfi.html' title='sıradanlığın keşfi'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2040034113649315183</id><published>2009-09-16T14:59:00.000+03:00</published><updated>2009-09-16T15:00:59.965+03:00</updated><title type='text'>vesayet</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&amp;ArticleID=954192&amp;Date=16.09.2009&amp;CategoryID=42"&gt;Bugün Türkiye’de, cumhuriyetin ilk yıllarında tesis edilmiş olan vesayetçi rejim altüst oluyor. Her gün memleketin taşından toprağından fışkıran insan kemikleri ve silahlarla karşılaşıyoruz. Artık hiçbir şeyin gizli kalması mümkün değil. 4 Eylül 2009 tarihli AGOS gazetesinin başlığı her şeyi özetliyor aslında: “Cin Şişeden Çıktı.” AKP’nin yeni başlattığı reform sürecine destek olmak ve bu sürecin kalıcı olmasına katkıda bulunmak gerek. Gönül istiyor ki AKP’nin karşısında ondan daha reformcu bir muhalefet olsun. Bugün meclisteki tek reformcu parti olan AKP siyaseten ve ekonomik anlamda olmasa bile, toplumsal anlamda “muhafazakâr” bir parti. Keşke, siyasal parti düzeyinde birileri çıkıp kadınların erkeklerin önüne yemek koyan varlıklardan ibaret olmadıklarını, aile denilen yapının karı-koca-çocuk gibi dar bir çerçevenin dışında da tanımlanabileceğini, eşcinsellerin, travestilerin meşru hakları olduğunu, çevre konularında duyarlı olmak isteyen ancak belediyelerden bu yardımı göremeyen insanların şikâyetlerini, çoğunluğu ataerkil izlenimi veren AKP’li milletvekillerine söylese. Bugün AKP’yi arkaik bir noktadan eleştirmenin ötesine geçemeyen, gerek militarizmi gerek milliyetçiliği kaşıyarak AKP’yi reform sürecinin uzağına itmekte olan muhalefet partileri, Türkiye’de siyasetin işlevsizleşmesinden sorumludurlar. Siyasette yenilik, dinamizm ve çoğulluk şart. Yoksa siyaset bir vesayetten diğerine savrulup duracak.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe Kadıoğlu 13.09.2009 R2&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2040034113649315183?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2040034113649315183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2040034113649315183&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2040034113649315183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2040034113649315183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/09/vesayet.html' title='vesayet'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6434827299266745302</id><published>2009-09-16T14:04:00.006+03:00</published><updated>2009-09-16T14:28:53.666+03:00</updated><title type='text'>opak</title><content type='html'>bir roman yazsam görünürdeki antikahramanım ya da anlatıcım erkek olurdu, onu farkettim dün gece. dolayımsız bir kadın ana karakter oluşturmak nedense fazlasıyla birşeyleri açık etmek ya da kendini yansıtmaya çalışmak olacakmış gibi geliyor. bir kadın olarak kadının ağzından/aklından döküleceklerin östrojen zehirlenmesine sebep olabileceğini hissediyorum. öte yandan, zaten roman geleneği bize erkek karakter yaratımı konusunda daha çok olanak sağlıyor. hatta kadın karakterlerin anlatımı bile büyük ölçüde erkek gözüyle şekillenmiş durumda mevcut literatürde. az sayıda kadın yazar okuyorum, belki bu şekilde düşünmemin nedeni budur. ama okuduğum ve sevdiğim kadın yazarlarda da erkek bakışı hep bir ayna olarak, kadın karakterin bize ulaşan imgesini dolayımlayan araç olarak kullanılıyor genelleme yapınca. bir kadının kendine bakışı gerçek hayatta da erkeğin onu görme biçiminden bağımsız gelişemiyor zaten. ışık kadına çarpıp yansıdığı andan itibaren gören ya da görme potansiyeli olan erkeğin gözünün filtresinden geçmeden bir görüntüye dönüşemiyor sanki. erkekler kadınları anlamamaktan muzdaripken kadınlar da ümitsizce bir erkeğin onları anlaması ve kendilerini tanımlayabilme fırsatının doğması üzerine kuruyorlar hayatlarını sanki. işte belki bu yüzden erkek yazarlarımın yarattığı kadın karakterleri, romanın baş kişisi olduğunda hayranlıkla okuyor ve bir anlamda daha rahat özdeşleşebiliyorum. bir kadın yazarın romanına erkek perspektifini çok iyi yerleştirmesi gerekirken erkek yazar zaten doğrudan kendi perspektifi sunuyor bana. kadın yazarın karşısına çıkan güçlük, kadın karakter için aracı kıldığı erkeği, gerçek bir perspektif sahibi yapabilmesi için o aracı konumdan bir anlamda çıkartabilmesi gerekliliği. bir kadını yansıtmak üzere çevresine ördüğü erkek-aynalar gerçeklikten çok uzak olabiliyor. kadın yazarın elinden çıkma bir erkek kendi merkezinde kalıp dünyayı anlamaya çalıştığında daha gerçek bir karaktere dönüşebilirken bir kadını anlama aracı olduğu anda fazlasıyla plastik bir hal alıyor. ama ben gene de bir erkeğin plastik ve opak gözünün içinden baktığım bir kadını anlatan hayali bir roman kuruyorum kafamda. kadınıma bir tür fotoşop. östrojen zehirlenmesinin niyette sınırlandırılması ve kendini anlatma çabasının bir nebze perdelenmesi. kimi kandıracaksam. allahtan asla bir roman yazamayacağımı biliyorum da burdan atıp tutması kolay oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6434827299266745302?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6434827299266745302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6434827299266745302&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6434827299266745302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6434827299266745302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/09/bir-roman-yazsam-gorunurdeki.html' title='opak'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8820962767248388467</id><published>2009-09-02T21:53:00.001+03:00</published><updated>2009-09-02T21:55:32.639+03:00</updated><title type='text'>uzaman</title><content type='html'>bükemediğin uzay-zamanı yıldırmak suretiyle öpeceksin, evet.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8820962767248388467?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8820962767248388467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8820962767248388467&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8820962767248388467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8820962767248388467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/09/uzaman.html' title='uzaman'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-858321245581599587</id><published>2009-08-30T11:01:00.006+03:00</published><updated>2009-08-30T11:15:09.644+03:00</updated><title type='text'>hafıza</title><content type='html'>ne zaman, hangi kitabı okurken başıma gelmişti onu hatırlamıyorum ama bu ilk defa olmuyor. kitabın ilk 20-25 sayfasını okurken içimi belli bir tanışlık, aşinalık duygusu kaplıyor önce. sonra aşinalık yerini şüpheye bırakıyor takip eden 10 sayfa boyunca. bir noktada kaçınılmaz olarak kitabı daha önce okuduğumu fark ediyorum. emin olamıyorum a da hafızamın zayıflığına ikna olmak istemiyorum ama durum net bi şekilde ortada. oysa kitabı bir ay önce kitapçıdan almışım. ne zaman okudum ve kimin kitabını okudum öyleyse? cevabı bulamıyorum. sadece o da değil, kitabı okuduğumdan neredeyse eminim artık ama bir sonraki sayfada ya da genel olaylar dizisinde neyin nasıl gelişeceği konusunda da en ufak bir fikrim yok. kitabın öncesizliği, beni şimdiki okuma anına iyice bağlıyor. kaçışıma da çok uygun düşen bir ruh hali bu. düşünmek istemediğim şeyi unutabileceğimi vadeden bir işaret. zayıflığımın bana kattığı bir güç ve önüme serdiği olanaklar. şu andan kurtulup sadece kitabın şimdisinde kaybolmak istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-858321245581599587?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/858321245581599587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=858321245581599587&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/858321245581599587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/858321245581599587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/hafza.html' title='hafıza'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2915840799004432919</id><published>2009-08-27T16:41:00.003+03:00</published><updated>2009-08-27T17:06:03.507+03:00</updated><title type='text'>göz</title><content type='html'>anlaşılmak zor zanaat. anlaşılam ihtiyacını dile getirmek daha da zor. hele ki bunu blog gibi başkalarının da okuyabileceği bir yerde kendini çok açık etmeden bu başkalarının pek de anlamayacağı şekilde yapmaya çabalamak. bu gene de karşı konulması güç bir eğilim. ne de olsa ima edilen şeyi anlayacak en az bir kişi hep var. ya da anlamasa da sorabilecek ve sorusuna cevap alabilecek biri ya da birileri. geriye de anlamayacak ve meraklandıklarıyla kalacak bir insanlar topluluğu kalıyor. ama gene de sempati duyabilir ve bilmedikleri mesele her neyse onun çözümlenmesi içtenlikle dileyebilirler. belki bunun için benim okuduğum ve kişisellikten tamamen uzak olmayan blog yazarlarının, benim için üstü kapalı ve anlaşılmaz olan ama aslında birilerinin anlaması için yazdıkları zamanlar oluyor. anlaması gereken kişi, kişisel olduğu su götürmez derdini başkalarının görüşüne kısmen açarak ya da varlığını yazılı ortamda onaylayarak bir anlamda okurlarının anlama çabalarının da desteğiyle, başka gözlerin ne gördüklerini aslında bilmeyen görüşleriyle bir tür kavrayışa ulaşmaya çalışan yazarın kendisi de olabilir. ya da bu ne gördüğünden bihaber görüşlerin arasında gördüğünden haberdar olan ve zaten olması gereken kişi ve kişilere konumlarının farklılığını hissettirerek "o kim olduğunu biliyor" demenin bir yolu bu. ama bir anlık bir refleks olmadığına inanıyorum. ardında güçlü bir anlaşılma ve birşeyler anlatma ihtiyacı olmadan bir derdin iması dahi zor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2915840799004432919?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2915840799004432919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2915840799004432919&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2915840799004432919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2915840799004432919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/goz.html' title='göz'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3704344210981460715</id><published>2009-08-25T10:44:00.000+03:00</published><updated>2009-08-25T10:45:46.123+03:00</updated><title type='text'>akıl</title><content type='html'>&lt;a href="http://bianet.org/bianet/siyaset/116612-devlet-akli-ve-baris"&gt;Onu sokağa taşımadıkça; barış ile halk egemenliği arasındaki köprüyü kurmadıkça; "barış"ı "devlet aklı"na emanet ettikçe payımıza, bir sonraki savaşta cephe hattına sürülmekten başka bir seçenek düşmeyebilir.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3704344210981460715?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3704344210981460715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3704344210981460715&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3704344210981460715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3704344210981460715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/akl.html' title='akıl'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1053164715693744540</id><published>2009-08-24T10:47:00.003+03:00</published><updated>2009-08-24T10:54:10.600+03:00</updated><title type='text'>expert</title><content type='html'>aşağıda gördüğünüz mükemmel şemadan da anlaşılabileceği üzere, kendi elinizdeki olanaklarla bilgisayarınıza müdahale etmek çok da zor değil. ben bizzat "local computer expert" statüsüne ulaşmış bir insan olarak bu becerinin insanın kolunda altın bilezik olduğunu herkeslere anlatmak, insana yaşattığı manevi tatmini sizlerle paylaşmak adına &lt;a href="http://xkcd.com/627/"&gt;xkcd&lt;/a&gt;'den alıntıladığım bu şemayı blogumda yayınlama ihtiyacı duydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/SpJG5fVeRiI/AAAAAAAAAFg/vYoo5yjlQPs/s1600-h/tech_support_cheat_sheet.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 356px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/SpJG5fVeRiI/AAAAAAAAAFg/vYoo5yjlQPs/s400/tech_support_cheat_sheet.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373435258884474402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1053164715693744540?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1053164715693744540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1053164715693744540&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1053164715693744540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1053164715693744540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/expert.html' title='expert'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/SpJG5fVeRiI/AAAAAAAAAFg/vYoo5yjlQPs/s72-c/tech_support_cheat_sheet.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2482202796026081333</id><published>2009-08-22T11:21:00.003+03:00</published><updated>2009-08-22T11:48:30.561+03:00</updated><title type='text'>LL</title><content type='html'>blog dolanırken &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_2005_Global_Intellectuals_Poll"&gt;dünyanın en etkili 100 entelektüeli&lt;/a&gt; (ya bu arada biz şu entelektüeli F. Kızılok &amp; B. Ortaçgil albümüyle yetişmiş benim gibi insanların gönlünde yattığı gibi iki L ile yazsak ya gene) diye bir ibareyle karşılaştım ve merakıma karşı koyamadım. listedeki bazı isimleri tanırken kimileri bana hiçbir şey ifade etmedi. tabii ki Orhan Pamuk ve Kemal Derviş'i gözden kaçırmak mümkün değildi ve içimde sevinç dalgaları kıpırdanmaya başladı. velahsıl-ı kelam listeyi üstünkörü okudum ve artık nasıl okuyorduysam sayfayı, 2008 listesinde Fetullah Gülen'i ilk sırada gördüğüm zaman açıklamalar kısmına dönmemle bunun aslında oylamalarla oluşturulan bir liste olduğunu sonunda idrak edebildim. o yılın listesinde Orhan Pamuk da büyük atılım yapmıştı allah için. neticede gene iki türk vatandaşıyla, ama bu sefer listenin ilk sıralarında temsil edilmenin haklı gururunu yaşarken, internet başında milli mücadelemizi her türlü "dünyanın ENleri" listelerinde alnımızın akıyla yer alabilmemi için kendi eğlencelerinden, işlerinden, enerjilerinden, arkadaşlarıyla hatta belki çoluğu çocuğuyla geçireceği zamandan fedakarlık ederek sürdüren herkese derin bir şükran duydum. bu insanlar olmasa, türk entelektüellerinin hali nice olurdu? 2009 yılı için oylama yapılmasını ve üzerime düşen görevi yerine getirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2482202796026081333?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2482202796026081333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2482202796026081333&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2482202796026081333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2482202796026081333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/ll.html' title='LL'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8859657367162172038</id><published>2009-08-21T08:04:00.004+03:00</published><updated>2009-08-21T08:13:28.940+03:00</updated><title type='text'>saf</title><content type='html'>sırf kaşrılaşılan bu yaklaşım bile, hükümetin kürt açılımı konusundaki samimiyetinden şüphe edenleri barış ihtimali için saf tutmaya ikna edebilmeli bence. mhp, açılımın başarısızlığa uğrama ihtimali üzerine çok daha güçlü ve katı bir tabana sahip olmak için salyalı tehditler savurabiliyor (ki bu aynı dağa çıkma ifadesinin ikinci ke kullanılışı, ilki bahçeli tarafından) ve bu şekilde bir tutum takınabiliyorsa, bunun akp'nin antidemokratik yapısıyla demokratikleşmeye katkı sağlaamayacağını düşünen sol ile aşağı yukarı aynı dayanaklarla yapıyor. tam da bu yüzden sürece dahil olup onu daha demokratik kılmak, akp'nin bu işi kafasına göre çözmeye kalkışmasına fırsat vermeden kürtlerin temsil edilebilmesini sağlamak zorunluluğu çok açık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=950789&amp;Date=21.08.2009&amp;CategoryID=78"&gt;Şandır, Radikal muhabirinin “Yani dağda MHP’li gerillalar mı olacak?” sorusu üzerineyse “Bu ülkeyi bölmek için dağ mücadelesini yeterli görenlere MHP olarak ülkenin birliğini sağlamak için gerekirse 50 yıl mücadele eder, dağa çıkarız. Biz birliği sağlayabilmek için gerekirse dağa çıkarız, ülkemizi savunuruz. Söylediğimiz gayet açık” dedi. (Radikal)&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8859657367162172038?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8859657367162172038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8859657367162172038&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8859657367162172038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8859657367162172038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/saf.html' title='saf'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2038750840111770640</id><published>2009-08-20T08:45:00.001+03:00</published><updated>2009-08-20T08:48:07.748+03:00</updated><title type='text'>koro</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&amp;ArticleID=950209&amp;Date=20.08.2009&amp;CategoryID=42"&gt;Türkiye toplumu milli sorunda cinin şişeden çıktığı kritik bir an yaşıyor. Sadece milli devlet korosu üyeleri değil, sinik bir nihilizmin kolaycılığına kendilerini teslim edenler de bugün sorunun önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Bu ülkedeki gerçek demokratlara, eşitlikle özgürlüğü aynı hassasiyetle gözeten sosyalistlere ne büyük bir sorumluluk düştüğünün farkında mısınız?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet İnsel 16/08/2009 R2&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2038750840111770640?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2038750840111770640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2038750840111770640&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2038750840111770640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2038750840111770640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/koro.html' title='koro'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5507522204568234426</id><published>2009-08-19T19:33:00.004+03:00</published><updated>2009-08-19T20:40:17.168+03:00</updated><title type='text'>çobuz</title><content type='html'>burada genel seçimler için propaganda dönemi başladı geçen hafta. gerçi adayların ve partilerin kartondan afişleri yaz başından beri elektrik direklerini süslüyordu. ama şu geçtiğimiz haftanın başında almanlar'ın da seçim minibüsleri otobüsleri olduğunu ve hatta biraz önce tanık olduğum üzere seçim cıngılı dahi yaptıklarını keşfetmek benim için şaşırtıcı oldu. elbette ses düzeyi ve sıklığı, türkiye'dekiyle kıyaslanamaz ama gene de işte böyle bir evde olma duygusu veriyor insana. pozitif önyargının gözü kör olsun. sahi türkiye'de hala seçim otobüsleri var mı fıldır fıldır dolanıp o yılın orta düzeyde bir popülariteyi yakalamış şarkılarından bozma cıngılları çalan? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mantı yemek kutsal bir paylaşımdır. iki insan kendi tabaklarındaki mantıyı bitirdikten sonra üçüncünün mantısını paylaşıyorlarsa, bu ortaklık duygusunun kutsiyetini hiçbir şey bozamaz. fakat mantı seremonisinde yapılabilecek bir hata varsa, o da bu iki kişiden birinin yanında mantısını onlarla paylaşmayacak bir üçüncüyü getirmesidir. mantının ikiliğini bütünleyen üçüncü, bu koşullar altında yıkıcı bir unsur haline gelir. kahrolsun mantısını paylaşmayan üçüncü kişiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sigarayı bırakmaya çalışırken bu konuda son derece deneyimli olan sevgilime güvenip onun benden önce bırakmasının da gazıyla, gelmeden önce harekete geçtim ve blue in the face'teki jim jarmush kadar dramatize etmeden son sigaram olduğu bilinciyle bir tane içip başka da paket almadım. her ne kadar benim özellikle de zamanlamasıyla ilgili başlangıçta kafam karıştıysa da kendisi aslında çok açık olduğunu bana daha sonradan gösterdiği birtakım işaretlerle bana sigaraya tekrar başladığını ifade ettiğinden beri işler iyice zorlaştı. sanırım ben de sigara bırakma konusunda,düzenli çalışmaya ve kendini tekrarlayan pratiğe dayalı bir deneyim geliştirme yolunda ilerliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sosyalleşme pratiğimi öylesine kaybetmişim ki, bugün ev arkadaşım beni şehrimizin almanya standartlarında dahi çok yavaş akan ırmağında "ilm-rafting" yapmaya çağırdığında ona gitar çalışmam gerektiğini söyledim. ilm-rafting'in ırmağın şehrin içinden geçen 1,5 kmlik kısmının yaklaşık iki saatte, plastik deniz yatağı ve koltuğu hatta şişme deniz kızı ve yunusu gibi son derece nitelikli bir ekipman eşliğinde geçeek yapıldığını da belirteyim. hatta benny'nin bu yılki geleneksel rafting şöleni için internetten büyük bir heyecanla ısmarladığı ve kaba etleri 2 saat boyunca suda kalmaktan kurtaracak şekilde düzenlenmiş, ikisi de fosrforlu biri pembe biri yeşil şişme koltuklarından birini seçme şansım dahi vardı. ve ben hayır dedim. yetmedi, eve geldi, ballandıra ballandıra anlattı ve beni rafting ekibiyle mangal yapmaya çağırdı ve ben çok şaşırtıcı bir cevap verdim ona: hayır, teşekkürler. benim gitar çalışmam gerekiyor. yalnız tabi blog yazısı yazmak, gitar çalışmadığını gizlemenin en ideal yolu değil sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eskiden bir fotoğraf çekildiğinde poz vermek daha kolaydı. en azından benim için. asla çok rahat poz verememiş biri olarak şimdi iyice zorlanıyorum bu konuda. çünkü dijital makinaların birsürü avantajının yanı sıra, çekilen şeyi hemen görebilme olanağı, hatta ortaya çıkan imajın neye benzediğini bilebilmenin yarattığı baskıyla görme zorunluluğu işi yokuşa sürüyor. eskiden çekilen fotoğrafın ardından fotoğrafın basılı olarak elimize geçme süresi o anın yapaylığına belli bir gerçeklik katabilecek fırsatı tanıyorsu. oysa şimdi poz verme anının samimiyetsizliği, üzerinden zaman geçip te soğuyamayacak ve kabul edilebilir bir hale gelemeyecek kadar çabucak önümüze geliyor. birkaç saniye önceki samimiyetsiz benle iki hafta önceki samimiyetsiz bene bakmak arasında dağlar kadar fark var. iki hafta önceki yapıştırma gülüş, aray giren zamanla gerçekliğinden kopan ama o an için hakiki bir gülüşten çok da farklı olmayabiliyor. falan filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;klavyemin ertydfgh tuş bölgesinin düzgün basmamasından artık çok sıkıldım ve yazılarımı bin defa düzeltmek istemiyorum. artık böyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5507522204568234426?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5507522204568234426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5507522204568234426&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5507522204568234426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5507522204568234426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/cobuz.html' title='çobuz'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1420449713565099873</id><published>2009-08-18T22:41:00.005+03:00</published><updated>2009-08-18T23:34:38.359+03:00</updated><title type='text'>değiş</title><content type='html'>kimi hemcinslerimin (ben zinhar öyle birşey yapmam en başından söyleyeyim) sıklıkla düştüğü hata, insan ilişkilerinde hayatlarındaki insanları değiştirebileceklerine inanarak yola çıkmaları. bu tabi ucu çok açık birşey. bir insanda yaratmayı hedeflediğiniz değişikliğin davranışlar ya da düşünceler bazında olması bile çok büyük fark yaratıyor. kadınların bilhassa karşı cinsle ilişkilerde erkeği değiştirme ümidi kadınların genelde kendi yaşam biçimlerinde erkeklere nazaran ve erkekler için daha radikal değişiklikler yapmaya açık olmalarıyla da ilişkilidir herhalde. ama çok açık bir başka gerçek var ki, değişmeye kapalı olmak da karşı tarafı durmu olduğu gibi kabullenmeye ve dolayısıyla aslında kendi belirgin tutumundan vazgeçmeye zorlamaya gelip dayanıyor en son kertede. bunu meşrulaştırmak için kullanılabilecek temellendirme ise herhangi birşey talep etmemeye dayanıyor. yani taraflardan biri, zaten bir şey talep etmeyerek aslında diğer taraftan da talep etmemesini talep etmiş oluyor (taleptaleptalep). bir ilişkide beklentilerin düşük tutulması bile karşılıklı bir sözleşmeye dayanıyor ve eğer sözleşme sağlanabilirse bu noktada beklentisi zaten az olan tarafın lehine bir sonuç doğuyor. değiştirciliğin değil, kabulleniciliğin hegemonyası hüküm sürüyor. oysa, her ne kadar sonuca bir etkisi olmasa da, tıpkı beklentisi yüksek olan taraf gibi düşük olan tarafın da asli amacı herhangi birşey dayatmak değil. peki o zaman beklenti düzeyleri örtüşmeyen ve birbirine asla yaklaşmayan çiftler bir ilişkiyi nasıl sürdürebilirler? ya da taraflardan biri, ilişkinin niteliğini belirleyici unsur olarak algıladığı şey, diğer taraf için kişisel sınırların ihlali anlamına geliyorsa tek taraflı vazgeçiş dışında bir çözüm yolu yok mudur? uzlaşma ve karşılıklılık bunların ideal cevapları sanırım ama uzlşamaya inancı zaten az olan ve her geçen gün azalan, karşılıklılık ilkesine ise hiç inanmayan benim gibi biri için soruların henüz bir cevabı yok. uzlaşma, her tür değişim gibi verilen kararın her sorgulanışında bu seçimin kişinin kendisi tarafından yeniden onaylanmasına dayanıyor ki bu çok zor birşey. kaşılıklılık ise tanrı gibi, fazlasıyla ilahi ve gerçekliğinden asla emin olunamayacak varlığının izine bugüne kadar pek de rastlamadığım birşey, dolayısıyla da ben inanmıyorum. gene de çabalamaya inancım sonsuz. hayatın hiç de adil davrnamadığı her alan gibi insan ilişkilerinde de belli bir eşitlik ve dengenin yakalanabilmesi için istemenin yeterli değilse de asli olduğuna inanıyorum bir de. tam oturmasa da aslında bir cevabım varmış demek ki. belki herzamanki gibi gene soruları yanlış/yanlış soruları soruyorumdur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1420449713565099873?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1420449713565099873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1420449713565099873&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1420449713565099873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1420449713565099873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/degis.html' title='değiş'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1180491609088922023</id><published>2009-08-17T12:03:00.004+03:00</published><updated>2009-08-17T12:25:52.651+03:00</updated><title type='text'>baykalbaykalbaykalbaykalchpchpchp</title><content type='html'>uzun zamandır bir gazete haberi beni böylesine güldürmemişti. tamam başlık biraz indirgemeci olmuş ama chp'nin beyanatları da daha derin ve geniş bir anlam içermiyor zaten. özellikle radikal'in son zamanlarda beni deli eden başlıklarına kıyasla son derece isabetli bir başlık olmuş: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=950157&amp;Date=17.08.2009&amp;CategoryID=78"&gt;CHP: Avrupa solu sağa kaydı bizi anlamıyor&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş: bu arada bir anda yaşadığım yabancılaşmayı ve chp'nin açılımını hatırlamakta güçlük çektiğimi, sonunda da (abd esinli) "cumhuriyetçi halk partisi" olması gerktiğine karar verdiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1180491609088922023?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1180491609088922023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1180491609088922023&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1180491609088922023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1180491609088922023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/baykalbaykalbaykalbaykalchpchpchp.html' title='baykalbaykalbaykalbaykalchpchpchp'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2185985046612036141</id><published>2009-08-16T23:15:00.011+03:00</published><updated>2009-08-17T00:29:52.717+03:00</updated><title type='text'>frau k</title><content type='html'>Als Hibon eines Morgens aus unruhigen Träumen erwachte, fand sie sich in ihrem Bett zu einem nicht so ganz ungeheueren Ungeziefer verwandelt. Insekt wäre ja eine bessere Beschreibung für sie. Die war sogar eine ziemlich vernünftige Masse eben für einem Insekt. &lt;br /&gt;Nach ein paar mal schaukeln scahffte sie aufzustehen, natürlich nicht in dem Sinne wie ein Mensch auf seine zwei Beine steht. "Na gut", dachte sie, "ich muss wieder ganzen Tag schlaflos rumlaufen." Schlaflos rumfliegen wurde sie eigentlich, aber hatte keine Ahnung noch davon. Als sie versuchte zu gähnen und sich die Arme zu strecken, streckte sie plötzlich ihre bissher geschlossenen Flügeln. Entdeckung dieser neuen Körperteile brachte ihr eine bessere Stimmung. Schlugen die Flügeln ware nicht so einfach wie man es sich vorstellte. "Du bist kein Vogel", sauste sie an ihr selbst. &lt;br /&gt;Aber nach einem kurzen Moment flog sie am Himmel und nach einer langem Flug über den Bergen und das Meer sah sie eine kleine Hütte. An den Füssen des Vaterberges und genau 384,7 m hoch über dem Schmetterlingtal stand die aus dem unbearbeitetem Fichtenholz gebaute Bude. Der Kraft hatte schon länger ihre Flügel verlassen. Sie glitt vom Fenster rein und landete mit einem menschlichen Gewohnheit auf das Bett zu schlafen. &lt;br /&gt;Als der junge Mann kam, machte das Licht nicht auf aber trotzdem fand seinem Weg ins Bett ganz einfach wie ein Fledermaus. Ohne seinen Gast zu sehen schlaf er tief ein und träumte nach einer Stadt in einem anderen Land, welche er noch nie gesehen hat und wo seine Zukunft liegt...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2185985046612036141?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2185985046612036141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2185985046612036141&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2185985046612036141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2185985046612036141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/frau-k.html' title='frau k'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4699353426735692911</id><published>2009-08-16T08:44:00.005+03:00</published><updated>2009-08-16T13:37:43.562+03:00</updated><title type='text'>işleme</title><content type='html'>“There's still a feeling that uncensored emotions make a good song. They don't. Pure emotion is just somebody screaming at you, or crying. It doesn't communicate anything. It has to be mediated with some skill and craft, in order to communicate it to a second, a third, or a fourth person. That doesn't make it any less real. And it doesn't make it any less true. But it does mean that, yeah, it's the combination that makes it work. ”, demiş david byrne. klasik müzik de bu anlayışın boku çıkmış hali oluyor sanırım. orada bir de sanat-zanaat ayrımı devreye giriyor ama fazla bulandırmayayım. biraz düz bir okumayla içime bir nebze olsun su serpmedi mi? serpti, serpti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4699353426735692911?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4699353426735692911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4699353426735692911&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4699353426735692911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4699353426735692911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/isleme.html' title='işleme'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8610547169490148437</id><published>2009-08-14T09:58:00.015+03:00</published><updated>2009-08-16T16:45:34.744+03:00</updated><title type='text'>imtihan</title><content type='html'>bugün size sevgiden ve sevginin karşısına dikilen engellerden söz etmek istiyoruz sevgili okurlarımız. sevmek, sevilmek güzel şey. insan her gün ruhunun en derin hareketlerini, aklının en güzel düşüncelerini paylaşabileceği bir sevgili ile karşılaşmıyor. fakat elbette herşey düşündüğünüz kadar pürüssüz ilerlemeyebilir sevginin çalkantılı derin mavi sularında. türlü dertler, türlü engeller çıkabilir karşınıza. işte bunlarla nasıl mücadele edileceğini, bunlara nasıl göğüs gerileceğini öğrenmek, sevginizin muhafayası için üstünüze düşen en büyük görevdir. bu imtihanı geçmenin ilk koşulu da karşılaşabileceğiniz sorunları iyice analiz edip, hayatın acı gerçekleriyle yüzleşerek herşeye hazırlıklı olmaktan geçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;varsayalım, sevdiceğiniz ve siz hayatın acımasız rüzgarının savunmasıyla farklı saat dilimlerinde yaşama talihsizliğine uğradınız. araya mesafeler girmiş. hasret bağrınızı yakıyor. modern teknolojinin imkanlarıyla her türlü iletişim aracını kullanıyorsunuz bir nebze olsun huzur bulabilmek için. fakat öyle anlar oluyor ki sevdiceğe ulaşmanın mümkün olmayacağı uzun saatler hatta belki günler giriyor araya. onun ne yaptığını, hangi havayı soluduğunu, neler düşündüğünü bilemiyorsunuz. oysa modern iletişim araçları özellikle de onun ne düşündüğünü anlamanız için gerekli her türlü olanağı sağlıyor fakat farklı koşullar altında modern cihazlar bunu sağlayamadıklarında, sevgilinin aklından geçenlere vakıf olabilmek için biraz daha az modern bir gereç derdinize derman olabilirdi.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1475 yılında ilk yelkovanlı saatin bulunmasından bu yana, birbirinden ayrı düşmüş sevgililerin imdadına yetişen bu gerecin sayesinde söz konusu transandantal ve telepatik bağın kurulmasında en büyük adım ise 1956'da quartz saatlerin bulunması ve dijital ekranların kullanılmaya başlanmasıyla atıldı. böylece bizler bir saatin kadranında saat ve dakikanın bir olup vuslata ermesinin, iki insanın birbirine değer vermesi ve kalplerinin ve akıllarının bir olmasıyla, düşlenebilir en mükemmel simetri haliyle arasındaki bağa vakıf olabildik. burada kasttettiğimiz, akrep ile yelkovanın aynı noktada üstüste binmesi değildir. bu olsa olsa derinliksiz fiziksel aşkın çirkin bir eğretilemesi olurdu. sözkonusu olan elbette saat ve dakikanın, tıpkı kadın ve erkeğin birbirlerinden hem nicelik hem de nitelik bakımından mevcut farklarının aşılması ve matematiğin ilahi düzeninde eşleşmesi gibi bütünleşmesidir. işte bu gerçekleştiğinde tesadüf eseri (eğer tesadüfe inanıyorasnız tabii, yoksa buna ilahi düzen demeyi tercih edebilirsiniz elbette) saatine bakan ve fuzuli ile mevlana gibi maneviyatın büyük isimlerinin yetiştiği topraklarda dünyaya gelen her türk evladı bilir ki sevdiceği onu düşünmektedir. ilahi düzen bizi yalnızca saat ile dakikanın karşılaşmasında sevdiceğin bizi düşündüğünü farketmekle ödüllendirmez, aynı zamanda sevgilinin de bizi düşünmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hangi kadın sevgilisine "ne düşünüyorsun" sorusunu yönelttiğinde, "seni" cevabını almak istemez ki? peki ya beyler, hanımların aklını kendilerinden başka konulara fazla yormasını isterler mi? burada elbette düşünmekten kastımızın yalnızca olumlu duygu ve düşünceleri, sevgi ifadelerini içerdiğini hatırlatalım. yoksa tatlı aşkın tadı tuzu olan küçük kavgaları, soruya soruyla verilen karşılıkların yarattığı belirsizlikleri ya da bu ilişki nereye gidiyor gibisinden aşkın simetrisini bozan lüzumsuz konuları kastetmiyoruz. belirlediğimiz çerçeve içerisinde kaldığı sürece, bir sevgilinin diğerine verebileceği en büyük hediye ve manevi tatmin elbette onu düşünmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fakat gelelim asıl sorunumuza. öyle ya, siz sevdiceğinizden yalnızca ayrı kalmaktan değil, farklı saat dilimlerinde yaşamaktan da mustariptiniz. dolayıasıyla sevdicek için saat 22.22 olduğunda sizin için öyle olamayacaktı. burada eminim ki aranızdan, bizlere kimi zaman anlaşmak konusunda büyük dert olan 12 saatlik amerikan sisteminin bir çare olabileceğini düşünenleriniz olacaktır. tıpkı bizim de bu sorunu ilk olarak kafamızda evirip çevirmeye başladığımızda olduğu gibi. işte tam da amerikalıların ante meridiem (am) ve post meridiem (pm) şeklinde 24'e tamamladıkları 12 dilimlik saat sistemleri, bu kıtanın, jeolojik konumunun önemini bildiğimiz ülkemizle karşılaştırıldığında bize 12 saatlik bir fark sağlayabilecek büyüklükte ve boylamlarda yer aldığını ve teorik olarak bu iki etkenin birleşmesiyle sounumuza çözüm sağlayabileceğini biliyoruz. teoride türkiye topraklarında misal saatler 11.11'i gösterirken, bir başka uygun yerde de amerikan saat sitemiyle gecenin 11'i olabilir ve bu sisteme göre düzenlenmiş saat de 11.11'i gösterebilir. ne yazık ki, dört yanımızın düşmanla çevrili olmasına da sebebiyet veren güzel yurdumuzun jeolojik konumu biz zavallı türk evlatlarına beklenmedik yeni bir oyun daha oynamaktadır bu noktada:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.physicalgeography.net/fundamentals/images/world_time2.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 739px; height: 426px;" src="http://www.physicalgeography.net/fundamentals/images/world_time2.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;boyutları dünyamızın uçsuz bucaksızlığını ve ele avuca sığmaz düzensizliğini yansıtırcasına güncemizin şablonunu delip geçen yukarıdaki şekilde de görebileceğiniz gibi, sevdiceğinizle günün yalnızca 12 saatinde dahi olsa aynı zamansal düzenin birleştiriciliğini tadabileceğiniz (bizim 12 adalarımızla boy ölçüşemeyecek olsalar da fahiş fiyatlarından ötürü yanına yaklaşılamayacak o çerçöp adaları bir yana bırakırsak) tek kayda değer kara parçası olan Alaska topraklarında dahi olması gerken değil, bir önceki saat dilimi kullanılmaktadır ne yazık ki. bu kumpasta şer odağı emperyalist abd'nin parmağı olabilir mi? neden olmasın. buçuklu saat dilimleri bile kullanılırken şu cihanda, koskoca bir saat dilimini, hem de bizim tam da ihtiyaç duyduğumuz dilimi bir mendil parçası gibi buruşturup çöpe atmanın ardında art niyetten başka birşey aramak yersizdir. fakat gelin biz şimdi komplo teorilerini bir yana bırakıp hayatın asıl güzelliği olan konumuza yani sevgi ve aşka geri dönelim ve konumuzu bir sonuca bağlayalalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her ne kadar hayat bizlere, gurbet ellerde ayrı düştüğümüz cananımızla saatlerimize gözümüz kaydığında aynı anda, aklımızın en kuytu köşelerine dahi yayılarak aynı şeyi düşünerek ve tüm benliğimizle aynı şeyi hissederek ruhani birlik ve bunun getirdiği iç huzurunu bağışlamayı, hatta bunun en azından belli koşullarda gerçekleşebilme ihtimalini dahi çok görse de biz türk evlatları olarak kurtuluş savaşında yarinin yolunu gözleyen ninelerimizin ve savaş meydanlarında sevdiğini korumak için göğsünü siper eden ve bir tutam saçını koklayarak hasret gideren dedelerimizin torunlarıyız. bugün türk'ün ateşle imtihanı, sevginin muhafazası ve ve manevi vuslatların tüm engellere rağmen bize yol gösterici olabileceği bir ortamda vuku bulmaktadır. Burada damarlarımızdaki asil kana, sevgimizin gücüne ve derin bir analitik zekayla ve manevi güçlerle donatılmış dirayetimize güvenmekten başka sığınağımız olamaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8610547169490148437?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8610547169490148437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8610547169490148437&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8610547169490148437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8610547169490148437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/imtihan.html' title='imtihan'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1427971837057113574</id><published>2009-08-13T23:42:00.006+03:00</published><updated>2009-08-14T00:43:53.496+03:00</updated><title type='text'>üzültülmek</title><content type='html'>üzüleceğim ve üzülmemek için mümkün mertebe ilgilenmeyeceğim şeyler arasında ayrım yapıyorum. mesela afrika'da tecavüze uğrayan kadınlara üzülmemek için konuyla ilgili readerıma düşen yazıları es geçiyorum. içsavaşa üzülüyorum. türkiye'ye üzülüyorum. çevreye nispeten az üzülüyorum. nükleer sanrallere üzülmemeyi tercih ediyorum şimdilik mesela. belki ona da üzülmenin zamanı gelir. ekonomik krize üzülmüyorum hiç. hapisaneye atılan çocuklara üzülüyorum. sulukuleye üzülmemek için konuya hiç bulaşmıyorum. bu böyle tercih yaparak gidiyor. hepsine yetişemem, yeterince içtenlikle üzülemem diyorum. üzüntümün yalama olmasından korkuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birkaç gün önce, üzüleceğim şeyi seçme hakkım elimden alındı. weimar'ın, sıcak havalarda çeşitli stkların stand kurmak için mevzilendiği noktasından geçerken binmek istediğim otobüse yetişebilecek miyim diye saate bakma ihtiyacıyla karmançorman çantamda telefonumu arıyordum bir yandan yürümeye devam ederek. işte o anda dikkatim dağıldı ve bir stk gönüllüsünün kucağına düştüm. karşımda 16-17 yaşlarında mahçup bir delikanlı vardı ve "bir dakikanızı alabilir miyim" diyordu bana. bense öne eğilmiş, çantanın derinliklerinde telefonumu ararken henüz pozisyonumu bozmamıştım ve o anda çocuğun benden uzun olması ve dik durması, benimse küçülmüş olmam kendiliğinden bir ast-üst ilişkisi doğuruverdi. ben zaten, destek arayan stkcıyı uzakan görüp bahane uydurma sürecini kaçırmıştım ve afallamıştım. kaçış yoktu. ben de biraz sıkıntılı bir şekilde "tabii" derken buldum kendimi. tam o anda almancam kötü kozunu kullanmak geçtiyse de aklımdan, çocuğun mahcubiyetini yarattığı samimi ortamı yalanımla bulandırmamak için bundan ilk 5 saniye içinde vazgeçtim. sonra çocuk üyesi olduğu stk hakkında bilgi vermeye başladı. önce beni fazla üzmeyecek dolayısıyla güvenli bir konu gibi görünüyordu. en azından katılmamak için gerekçelerimin yeterli olacağını düşündüğüm bir gönüllü çalışma ağından söz ediyordu. sonra son projelerini anlatmaya başladı. o noktada hakkikaten söylediği bazı şeyleri anlamadıysam da konunun ölümcül hastalığa yakalanmış çocukların evde bakımlarını sağlanması ve ailelerinin yanında ölebilmesi için gerekli masrafların karşılanması olduğunu anladım. ölen çocuklara ne olduğu umrumda değil demenin pek kimsenin harcı olmamasının yanında benim elimi kolumu bağlayan derinlere gömülü bir etken daha vardı o anda (bkz. gönüllü çalışmada zamanlamanın önemi). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz önce jinekoloğumdan çıkmıştım ve doktorum da elime zaten alıp almamakta kararsız olduğum doğum kontrol haplarını tutuşturmuştu. ben yanımda, bir kadın olarak doğanın ve vücudumun bana emrettiği doğurganlığımı öldürmek ve insan syunun devamlılığına ilişkin misyonumu terk etmek üzereyken -içimde bir yerde buna benzer tuhaf bir suçluluk duyuyordum ama bunu ancak konuşmadan sonra otobüse binerken haplar yeniden elime geldiğinde farkettim- bir de zaten ölmekte olan çocuklar vardı karşımda. delikanlı benden bağış yapmamı istiyordu. bense bugüne kadar herhangi bir stkya bağışta blunmamışken, kendi irademle üzülmeyi seçtiğim onca mesele ve bu meselelerle ilgili birşeyler yapmaya çalışan onca kuruluş varken bir anda iradem dışı üzültüldüğüm bir konuya bağış yapma düşüncesini kafamda evirip çeviriyordum. ayrıca bu türden hayırseverlik girişimlerinin yalnızca çok küçük bir alana nüfuz edebilen iyileşmelerle aslında belli sorunların sürekliliğine katkı sağlayıp sağlamadığı sorusu da vardı. vicdani rahatlamanın eylemsizlikle elele gittiği malum. gerçi ben belli şeylere kafa yorarak ve üzülerek dahi her ne kadar bunu kolaylıkla dile getiremesem de gerçekte belli bir vicdani rahatlamaya kavuşmuyor muyumdum zaten? bundan utanç duymam neyi değiştirir? sonucu değil. bu noktada eleştirel bir konuma geçebilmek için .aktivist olmak gerekiyor. dolayısıyla stkcı çocukla konuşmamızda bu ihtimali hem kendi eylemsizliğimin beraberinde getirdiği suçlulukla -herşey bir yana karşımda kendi inandığı şekilde birşeyleri değiştirmek için yaz tatilinde weimar'da stand açmak üzere yollara düşmüş mahcup bir ergen var-, hem de ölen bir çocuk söz konusu olduğunda sistemin devamlılığının sağlanması ya da sağlanmaması gibi bir şeyin geçerliliği olmamasından ötürü ben fazla bir şey söylemeden ama hala "bir broşürünüz var mı" gibisinden birşeyler geveleyerek orada dondum kaldım. "otobüse yetişmem lazım"lar, "ilgilenmiyorum" ya da "almanca bilmiyorum"lar çook geride kalmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda kendimi aslında bütçemi sarsmayacak, ama gene de benim için önemli bir miktarı bağışlarken buldum. çocuğun mahcubiyeti yerini yapmakta olduğu iyi şeyin sevincine bırakmıştı ama ben bir türlü o hissiyattan bir nebze olsun nasiplenemiyordum. daha ziyade o anda yapmakta olduğum şeyden kaçmak için nasıl da kırk takla attığım geçiyordu aklımdan. hesabımdan çekilecek para için sözleşmeyi imzaladım. çocuk sözleşmeye kendi adını da koyduğunu, dolayısıyla hesabımdan fazla para çekilmesi durumunda onu dava edebileceğimi söylediğinde gülümsedim ama bu hala bir hafiflemeden ziyade süren çaresizliğimi yansıtan bir gülümsemeydi. yanımızdan yöremizden geçen insanların benden çok daha fazla parasının olmasının ya da dünyanın birçok yerinde çocukların hastaneye bile gidemeden ailelerinin yanında ölüyor olmasının bir önemi yoktu. ben üzülmüştüm ama para vermiş olmanın üzüntüme hiç mi hiç faydası yoktu. son olarak standın başında duran diğer üç stkcı kıza dönüp "hibon için bir alkış, bugün çocuklara yardım etti" dediğinde ve kızlar da tezahürat yaparak alkışladığında artık yerin dibine geçmeyi başardığımı zannediyorum. otobüsümü çoktan kaçırmış olmama ve bir sonraki otobüsün gelmesine çok vakit olmasına rağmen çok acelem varmışçasına yarımyamalak vedamı arkamı dönmüş koşar adım uzaklaşmaya başlamışken yaptım ve 20 m ileridek durağın standı görmeyecek bir köşesine yerleştim otobüsü beklemek için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;otobüsün gelmesi yıllar sürdü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1427971837057113574?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1427971837057113574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1427971837057113574&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1427971837057113574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1427971837057113574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/uzulecegim-ve-uzulmemek-icin-mumkun.html' title='üzültülmek'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8021182180389315956</id><published>2009-08-13T09:06:00.007+03:00</published><updated>2009-08-13T10:27:53.619+03:00</updated><title type='text'>barış</title><content type='html'>Bu yaz beni blog okumaktan mahrum bırakmayan &lt;a href="http://dinoaah.blogspot.com/"&gt;dino&lt;/a&gt;'nun bloğunda link verme biçimini çok seviyorum. Son verdiği linkte alıntıladığı bölüme göz attıktan sonra zaten &lt;a href="http://www.bianet.org/bianet/diger/116429-bir-gurcu-bir-arap-bir-kurt-ve-bir-turk-minibuste-cozumu-buldu"&gt;yazının&lt;/a&gt; tamamını okumamak mümkün olmazdı. Ama bu aralar nedense mail adresime gelip gelmemekte kararsız davranan bianet bültenlerinde yer alan herşeyi okumuyorsam da, bu yazıyı gözden kaçırmak zor olurdu. Ama ben gene de okumama vesile olduğu için dino'ya teşekkürlerimi sunayım. &lt;br /&gt;Bawer Çakır'ın anlattığı olay bir yandan tüm bu barış süreci konusunda okuduklarım arasında içimi en çok rahatlatan yazılardan biri olurken, başbakanın yazıda da anılan konuşması "Siirtli Kürt"ün aksine beni bir yandan da tedirgin ediyor. İslamın siyasallaşmasının önüne CHP ve ordu eksenli yaklaşımla geçilemeyeceğine dair sağlam inancım, beni çevremdeki bir çok insanla çatışır noktaya taşıdı kimi zaman. Fikrimin değişmediğini de tekar üstüne basarak belirtmeliyim. Ayrıca AKP iktidarının AB reformları sürecinde başlangıçta gösterdiği kararlılık da, motivasyonları ne olursa olsun dikkat çekici ve Türkiye koşullarında insanın elinin tersiyle itemeyeceği bir boyuttaydı. Bu tamahkarlık elbette Türk solunun içinde bulunduğu ve bir türlü sıyrılamadığı dar geçidin beraberinde getirdiği eylemsizliğin de bir sonucu. Ama demokratikleşme adına atılan adım ile demokratik ortamın istismarı arasında ciddi farklar olduğunu düşünüyorum. Ayrıca demokratikleşme sürecinin -elbette adam akıllı- kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, failine de etki etmemesi söz konusu olabilir mi? En azından bu süreçte arkasına aldığı kitlenin ona bağışladığı güçle hareket eden bir siyasi parti, demokratik bir ortam oluşturduktan sonra Türkiye'deki bu türden süreçlerin önünü tıkamakta kullanılan gerekçede hep öne sürüldüğü gibi büyük bir serbestiyle her istediğini yapacak konuma ulaşmış olmaz. Tabi bu da gene kitlenin gerçekten demokratik talepleri olmasına bağlı. Dolayısıyla her kesimde barış ve demokrasi talepleri dile getirilirken Türk solunun, onu bugün bulunduğu çok parçalı yapıya da taşıyan etkenlerden biri olan 'özgürleşme bizim istediğimiz yolla olacak' düsturundan sıyrılıp demokratikleşme sürecinde AKP'ye destek vermesi, bu sürecin şekillenmesinde hem pay hem de hak sahibi olmasını sağlayabilecek tek seçenek. &lt;br /&gt;AB süreci her ne kadar son birkaç senedir ciddi şekilde askıya alındıysa da Türkiye'de gelişen Ergenekon davası ve şimdi de Kürt açılımı gibi süreçler var. Bu aşamada başbakanın zaten AKP'nin Kürt meselesi konusunda uzun zamandır sürdürdüğü anlayışın bir yansıması olan konuşmasının gerçek etkisi şöfşrün "Ben Gürcüyüm. Samsunluyum. Ama elhamdülillah Müslüman'ım. Dilimiz, kimliğimiz farklı olabilir ama hepimiz aynı Allah'a inanmıyor muyuz?" cümlelerinde gerçek yankısını buluyor. Her ne kadar Erdoğan uzun uzun ortak tarhiten ve orak dinden dem vursa da kısacık bir cümleyle dile getirilen ama çok belirleyici olan bir diğer şey de pekçok farklı etnik kimliği her seferinde aynı formülizasyonla ardarda sıralaması. Bu hem en Türk Türkler'i bile rahatlatan bir tavır, hem de diğer etnisitelere dahil olan ama kendini bugüne kadar öncelikle Türk olarak algılamış ve tanıtmış olan insanlara da belli ölçüde daha farklı bir kabul ve aidiyet duygusu bahşediyor. Şöförün ve diğer minibüs yolcularının sözleri bunu destekler nitelikte. Ama alıntıladığım cümlenin bağlanma biçimi, Kürt sorununun çözümünde islamlaştırmanın ne kadar baskın bi etken olarak yer aldığını gösteriyor. Türkiye'nin gerçekten de en önemli sorununun nasıl çözümleneceği konusunda, demokratikleşme sürecinde bence bu kadar etkin rol oynamamış olsa da AKP dolayısıyla hep varolan islami arkaplan Kürt açılımındaki şu haliyle çok daha tedirgin edici. Bence farklı olan, ilkinde aralarında siyasal islamcıların da yer aldığı, demokratik haklardan mahrum kalmış insanlar demokratikleşme sürecinde biraraya gelirken ikincisinde demokratik bir açılımın islami bir çatı altında gerçekleştiriliyor olması ve bunun son derece açık bir şekilde de ortaya konması. Elbette halk da bunu açıkça okuyabiliyor ve kendi görüşü olarak benimsemekte güçlük çekmiyor. Fakat Türklük'ün yerine konan ve TC'nin bölünmez bütünlüğü için yeni bir "harç" olarak kullanlan bu yeni "üst kimlik"in, 30 yılı çok şiddetli olmak üzere tüm cumhuriyet tarihine yayılmış en önemli travmayı çözmesiyle birlikte çok güçlü bir şekilde benimseneceğine inanıyorum. &lt;br /&gt;Barışın sağlanması bu kadar önemliyken, Bawer Çakır'ın da kendinden yola çıkarak dile getirdiği gibi, solun savaş isteyenlere karşı cansiperane laf yetiştirme havasından çıkması, eleştirel konumunu koruyarak bu süreci şekillendirmek için elinden geleni yapması çok önemli. DTP, AKP karşısında yalnız bırakıldığı sürece, yalnızca Kürtler'in değil, ayrıca tüm özgürlükçü (sanki olmayanı sol olabilirmiş gibi) solun karşısında elinin kolunun bağlı kalacağı bir kimliğin oluşumu bu sürece şeklini veren unsur olacak. Türkiye'de Siirtli Kürt'ün minibüste "suç yalnızca dağdakilerin değil" diyebilmesi elbette çok önemli bir aşama. Ama bu aşamaya gelinirken ve daha ileri gidilecekken, yani üzerinde yalnızca kavga edilen bir konu konuşulabilir hale gelmişken ve çözüm üretimlmeye çalışılırken, cumhuriyetin en sarsılmaz miraslarından biri olan konunun gerçekten taraflarınca masaya yatırılmasınaizin vermileden, iktidar tarafından başkalarına alan tanımadan sahiplenilmesi anlayışının bir de AKP'nin elinden geçmesine fırsa tanınmasının ve süreçte etken olmamanın sonuçlarını ciddiye almak gerekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8021182180389315956?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8021182180389315956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8021182180389315956&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8021182180389315956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8021182180389315956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/bars.html' title='barış'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5663831653258485768</id><published>2009-08-12T21:29:00.002+03:00</published><updated>2009-08-12T21:56:59.858+03:00</updated><title type='text'>lito</title><content type='html'>ey kardeşim homo literatus! acaba en gizli saklı, en mahrem yazılarımız da dahil olmak üzere, hiçbir zaman, hiç kimselerin görmesini asla istemediğimiz bir yazı yazmış mıyızdır şu hayatta? yoksa çocukken tutulan günlükten ilkgençlik buhranlarında sevgiliye gönderilmeyen mektuplara, yazılan her şey günün birinde bizi anlayacak tek ve biricik asli okuyucumuzun ister bizim elimizle, ister tesadüfler ya da gayretler sonucu gizlice yazıya döktüklerimizi görmesi ümidiyle mi yazılmıştır herşey? bence öyledir. ya da benimkiler öyledir de çamurumu sana da bulaştırıyorumdur. Ama elini vicdanına koy da öyle cevapla literatus: asli okuyucun kendin olsan da, düşündüğün anla yazdığın an arasındaki boşluğa dahi gelemeden, çok öncesinde hiç mi sansür uygulamazsın? hiç mi cümlelerini şıklaştırmazsın? yeme beni lito... insanın en az kendi kendine kalabildiği an, yazdığı an. ya da en çok deneyip, en çok mış gibi yapıp, en sağlam çuvalladığı an. her yazının, yazılırken okuyucusunun gölgesiyle karşılaştığı bir an gelir. kurallar ille de yıkılmak için var değillerse bile, yazılmış mahremiyet delinmek için vardır. iki kişinin bildiği ve bir kişinin yazıya döktüğü sır değildir. samimiyet için daha çok çalışmamız lazım lito.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5663831653258485768?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5663831653258485768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5663831653258485768&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5663831653258485768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5663831653258485768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/lito.html' title='lito'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6147585627689713778</id><published>2009-08-12T11:22:00.004+03:00</published><updated>2009-08-12T11:47:08.716+03:00</updated><title type='text'>çözdüm</title><content type='html'>hem zamanla hem mekanla sorunu olunca demek insan önce özel, sonra genel görelilik teorisine ordan da kuantum fiziğine sardırabiliyormuş. onu oku bunu izle derken zamanın geçmesi sorunu ortadan kalkıyor kendiliğinden. eh uzay-zaman birse mesafenin de önemi kalmıyor. hayatla ilgili de, zaten elin fotonunun bile ne yapacağı belli olmazken insan ilişkilerinde ihtimaller üzerine kafa yormanın boş olduğu çıkarımını yapıyorum ve hoop kafa yormayı bırakıyorum. her şey tatlıya bağlanıor. insanların neden kuantum olayını bu kadar abarttığını anlamıyorum monşer. bence gayet açık işte herşey. iyi oldu bu işlere el attığım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6147585627689713778?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6147585627689713778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6147585627689713778&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6147585627689713778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6147585627689713778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/cozdum.html' title='çözdüm'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3744689909653144809</id><published>2009-08-09T21:32:00.005+03:00</published><updated>2009-08-09T23:22:51.064+03:00</updated><title type='text'>olgunokur</title><content type='html'>bir okur olarak(virgül) yazarın yazma sürecinde aklından neler geçtiği(virgül) metnin hangi aşamalardan sonra bizim okuduğumuz şeklini aldığı konusunda mebzul miktarda kafa yormuşluğum varsa da aslında hala gerçek anlamda bir fikrim yok(nokta) bu tabi yazar ve yazı yazan ayrımının belirleyici noktalarından biri olan kendine özgü bir yaratım sürecini göz önünde bulunduran ve aslında örtülü olarak bunu çözme hayalinin peşinden koşan bir merak ve akıl yürütme(nokta) fakat kimi zaman yazarın okumasının ardından aldığı haliyle bir metin(virgül) okurun okumasıyla şekillenirken metnin konu edindiği sorunsalla(parantez içinde ünlem)doğrudan ilişkili olmayan(virgül) daha ziyade yazım sürecine ilişkin başka bir takım bilgiler ve ipuçları da verebiliyor(nokta) işte bunlardan bazıları yazarın metnin oluşumunun bir aşamasında gözönünde bulundurduğu şeyleri(nokta altı virgül) kaygıları(virgül) yaratmak istediği etkiye dair hedefleri(virgül) yani aslında klasik yazar(tire)okur ilişkisinin kırılgan inanç dünyasının korunabilmesi için okura çok da yansımaması gereken bir takım unsurları yansıtıyor(nokta) bunu yazarın bir dikkatsizliği ya da beceriksizliği olarak görmek mümkün elbette(nokta) hoş(virgül) yazar(tire)metin(tire)okur üçgenindeki handikapların herbiri gibi bu da aslında yazarın okuruyla kuracağı ilişkide oyuncu bir malzeme olarak kullanılma potansiyelini taşıyor(nokta) hatta ben henüz denk gelmediysem de bu potansiyelin gerçeğe dönüştürülmüş olma ihtimali yüksek(nokta) &lt;br /&gt;çok yaratıcı ve çok zeki olmadan iyi yazılmış bir kitapla karşılaşmanın ve içgüdüsel de olsa eldekinin değerini bilmenin en güzel taraflarından birini Fowles(kesme işareti)un Fransız Teğmenin Kadını(kesme işareti)nı tekrarlayan okumalarımda yaşamış ve orada Fowles'un benimle oynadığı çok aşamalı oyunun katmanlarını her okuyuşumda biraz daha iyi anlamıştım(nokta) örneğin kitapta yazarın okuyucunun gözünde kendi tanrı yazar konumunu baltalayarak modernizm sonrası kırılan okurun yazara tapınmasına kendisi de bir darbe indiriyormuş gibi yapıp(virgül) aslında yeni bir tapınmanın olanaklarını incelikle yaratması benim için ancak üçüncü okumamda açıklık kazandı(nokta) bu örnekte elbette bir şeyi saklamanın en iyi yolu onu göz önüne sermektir ilkesi geçerli(nokta) dolayısıyla beni bu yazıyı yazmaya ve bu konuda başı sonu belli olmayan cümlelerimi bir de konuyla hiç alakası ve gereği yokken okuruma ithafen parantez içi yazılı noktalama işaretleriyle süslemeye iten kitapta da bu türden bir incelik arıyorum(nokta) söz konusu kitap elbette benim belalı yazarım Orhan Pamuk beyefendinin einden çıkma(iki nokta üstüste) Masumiyet Müzesi(nokta)&lt;br /&gt;Kar(kesme işareti)dan sonra yeniden severek Pamuk okumak hoş bir duygu(nokta) kitapla ilgili yaşadığım yegane sorunsa Pamuk(kesme işareti)un uluslararası bir yazar haline geldikçe geliştirdiği hem kalıcı olma iddiası taşıyan hem de başka dillere çevirilecek metin yazma kaygısının kitaplarına yansıması(nokta) balık hafızalı bir okur olduğum için eski kitaplarından örnek veremiyorum(nokta) fakat Masumiyet Müzesi boyunca müzenin(virgül) dönemin Türkiye koşullarından habersiz gelecekteki mutlu kuşaklardaki ziyaretçisini göz önünde bulundurur açıklamaları tam da bu kaygılarla kitaba eklenmiş olduklarını insanın gözüne sokuyor(nokta) Pamuk gibi becerikli bir yazarın bunun farkında olmadığına inanmakta güçlük çekiyorum(nokta) bana kalırsa bu tür bir kaygıyla hareket etmeyi muhaf kılabilecek iki kılıf var(iki nokta üstüste) birincisi elbete bu kaygıyla hareket ettiğini okura hiçbir şekilde sezdirmeyecek bir el çabukluğuyla hareket etmek(nokta) ikincisi ise yazarın tahtından feragat edip alçakgönüllükle ün ve başarının getirdiği insani kaygılarını kabul eder bir üslupta bunu ortaya koyması(nokta) bu zaten şık bir biçimde yapıldığında tıpkı Fowles için olduğu gibi okurda yazarla daha demokratik bir ilişki kurduğu yanılsamasını yaratıp gene yazarın lehine işleyecektir(nokta) Masumiyet Müzesi örneğinde benim başa çıkamadığım ve Orhan Pamuk söz konusu olduğunda her daim yaşaığım kararsızlıklara eklenen bir yenisi olarak Pamuk(kesme işareti)un(virgül) kaygısını birinci kılıfa uydurmaya çalışırken benim gibi okurlarının gözünde inşallah ikinci kılıfı tercih ediyordur duygusunu yaratacak kadar özensiz davranmış olması ihtimali(nokta) bu noktada yazarın ne yapmak istediğini öğrenme şansım olmadığına göre okur olarak kendime yönelmem daha doğru(noka)&lt;br /&gt;sorunsuz metin beklentisi benim arızalı yaklaşımımın bir parçası mı yoksa da aslında naif bir okur olmanın belirtisi mi(soru işareti) böyle durumlarda kendimi(virgül) çocukluğumda okuduğum her güzel kitabın yazarına duyduğum koşulsuz hayranlığın ve sevginin benzerini ararken yakalıyorum(nokta) oysa çocukken büyülenmek çok daha kolayken yetişkin bir edebiyat okuru olarak yalnızca benim algımın gelişmesiyle değil(virgül) edebiyatın özellikle de son yüzyılda geçirdiği değişimle de ilişkili olarak yazar ve okur arasındaki ilişkinin karmaşıklaşmasıyla belli unsurlarını muhafaza etmek mümkün olmuyor(nokta) belki de olgun bir okur olmak bu durumu kabullenip edebi metinle ilişkiyi yeniden düzenleyebilme becerisiyle ilgili birşeydir(üç nokta yanyana)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3744689909653144809?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3744689909653144809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3744689909653144809&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3744689909653144809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3744689909653144809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/bir-okur-olarakvirgul-yazarn-yazma.html' title='olgunokur'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7171887041228738665</id><published>2009-08-06T13:46:00.003+03:00</published><updated>2009-08-06T14:29:40.944+03:00</updated><title type='text'>esdeger</title><content type='html'>“sigara içmek tüm dünyayı yıkıcı biçimde kendine mal etmenin simgesel eşdeğeridir” diyor Sartre. bir aydir durup durup aklima gelen bu cümlenin üslubundaki etkiye ortak olma niyetiyle yola cikarak ben de söyle sacmaliyorum o zaman:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyumak, tüm dünyayi uysallikla dislamanin simgesel esdegeridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek yemek, evrendeki tüm bilinebilir bilgiyi ve tecrübeyi sindirmenin simgesel önkosuludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kusana kadar icmek, bilinemezin pesinde kosarken hüsrana ugrayip tüm dünyayi yikici sekilde dissallastirmanin simgeselligiyle öyle pek basedilemeyecek esdegeridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sicmak ise dünyayi özümseyerek dissallastirmanin simgesel izdüsümüne tekabül eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kabizlik, yaratma sürecinde dünyanin fazla icsellestirilmesinden mütevellit dissallastirilamamasinin (uuu cekoslovakyalilastirmakla kapisir) tipkisinin aynisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevismek, "ben"in ve "öteki"nin carpisarak dünyalarinin yeniden tanimlanmasi cabasinin en az yikici hali olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cocuk dogurmak... onun neyin simgesel esdegeri oldugunu anneannem bile biliyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kürtaj, kadinin kendi bedeni üzerinden tüm potansiyeli üzerindeki mutlak hakimiyetinin tatbikidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklima baska birsey gelmedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7171887041228738665?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7171887041228738665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7171887041228738665&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7171887041228738665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7171887041228738665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/esdeger.html' title='esdeger'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3254433195211941440</id><published>2009-08-03T12:40:00.003+03:00</published><updated>2009-08-03T12:59:14.545+03:00</updated><title type='text'>corrr</title><content type='html'>bir uykuya bir de cradle of rome (bundan sonra cor diye geçecek ve yazıldığı gibi okunacaktır) denen o oyun müsvettesine garezim var. uykuyla giriştiğim mücadelede şansım olmadığımdan bir miktar dişleyerek de olsa bükemediğim eli öpüyorum. fakat uykuyla paylaşıldığından çok kıymetli olan zamana musallat cor vücuda gelse, ben de çocukluğumda oynayıp da içimde şiddet duyguları yeşermesin diye kuytulara saklanmasına rağmen her seferinde bulup çıkardığım, ilkgençliğimde evde yanlız kaldığım gecelerde hırsızlara karşı başucumdan ayırmadığım samuray kılıcını iki elimle kavrayıp, "bu anam için, bu teyzem için" nidalarıyla ortalığı birlere, sıfırlara bulamak, dudağımın kenarına yerleştirdiğim "bunun kimin için olduğunu biliyorsun" gülüşüyle (kaşlar çatık) son darbeyi indirmek hayalleri kuruyorum. aç olmamın huysuzluğum üzerindeki etkisinin konuyla ilişkisi olmadığından kayıtlardan çıkartılması arz olunur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3254433195211941440?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3254433195211941440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3254433195211941440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3254433195211941440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3254433195211941440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/08/corrr.html' title='corrr'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2137997193449547283</id><published>2009-07-09T23:32:00.002+03:00</published><updated>2009-07-09T23:38:26.975+03:00</updated><title type='text'>desire</title><content type='html'>&lt;a href="http://nedkosolakov.net/content/fears__top_secret/fears_drawings/fears71/index_eng.html"&gt;All of her fears suddenly went away. "From now on, I'll stay with my eyes closed", she said to herself and almost immediately got the desire to open them.&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2137997193449547283?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2137997193449547283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2137997193449547283&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2137997193449547283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2137997193449547283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/07/desire.html' title='desire'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7006717800128414101</id><published>2009-06-27T09:27:00.005+03:00</published><updated>2009-06-27T09:32:27.505+03:00</updated><title type='text'>tursu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/SkW8j5D7hbI/AAAAAAAAAEo/VTzfFGNHNSE/s1600-h/kenantursu+copy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/SkW8j5D7hbI/AAAAAAAAAEo/VTzfFGNHNSE/s200/kenantursu+copy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351891056998450610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kaynak:&lt;a href="http://icmihrak.blogspot.com/"&gt;içmihrak&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7006717800128414101?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7006717800128414101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7006717800128414101&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7006717800128414101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7006717800128414101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/06/tursu.html' title='tursu'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/SkW8j5D7hbI/AAAAAAAAAEo/VTzfFGNHNSE/s72-c/kenantursu+copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7943025539453567757</id><published>2009-06-25T19:38:00.003+03:00</published><updated>2009-06-25T19:50:26.809+03:00</updated><title type='text'>erisim</title><content type='html'>yalnizca elimin, kolumun, aklimin uzanabileceginin ötesindeki seyler nazari dikkatimi celb edebilirken menzilimde yer alan, bana dair olan ya da olmasi olasi olan (ol ol ol ol) seyleri bu kadar kolay reddetmemi, celisik ve dolambacli ve dahi hastalikli durumlarin ortasinda kalakalma ihtimalinin yarattigi korkunun dogurdugu örtük ergen romantizmine bu denli kolay kapilmami ilkgencligimde ya da cocuklugumda okudugum bir seylere baglamak istiyorum. &lt;br /&gt;sebebim edebiyat olsun&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7943025539453567757?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7943025539453567757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7943025539453567757&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7943025539453567757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7943025539453567757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/06/erisim.html' title='erisim'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7588767887630801014</id><published>2009-05-22T09:57:00.007+03:00</published><updated>2009-05-22T10:38:01.596+03:00</updated><title type='text'>soru</title><content type='html'>Neden tekesliligi savunmak üzere bunun dogada da temelleri oldugunu kanitlamaya calisip istisnai hayvan türlerinden medet umuyoruz ya da bilhassa erkeklerin cokesliligi sözkonusu oldugunda pek de istisnai sayilmayacak türler ve erkegin üremedeki rolü nasil oluyor da bunun kacinilmazligini kanitlamaya yetiyor? Sosyal evrimimizde geldigimiz noktada sokak ortasinda diskilamamayi desteklemek ya da kadinlarin cokesliligini savunmak üzere kedilerin yardimina neden kosmuyoruz da bütün yük arzuya göre sadece penguenlerin, balinalarin ve spermatozoidlerin üzerine yükleniyor. Ya da esitlikci bir toplum anlayisinin evrim ve dogal ayiklanmayla celisik görünümünü asmak icin dogadaki isbirligini hücre dönüsümünü saglayan sembiyotik tezle desteklemek gibi son derece bilimsel görünen ama aslinda son derece metafizik bir arayis icine giriyoruz? Bunun tanriya inanabilmek icin evrim kuramini reddetmek zorunda kalmaktan ayiran ne? Dogayi anlamaya calisacak kadar disina ciktigimiza, ya da bu disindalik hali bizim kendi olusumuzun temel ögelerinden biri haline geldigine göre neden bosluksuz, deliksiz, elestiri-gecirmez, kalkanvari bir doga yorumunun pesinden kosuyor ve hayatta tutacagimiz yol aslinda bizim secimimiz degilmis de, isin dogasi geregi belirlenmis bir zorundalikmis ve bu bilimsel acidan da kanitlanabilirmis gibi davaniyoruz? Dogayi ya da herhangi bir seyi tanrilastirmadan secimlerimizin arkasinda durmak bu kadar zor mu gercekten? Hele ki bu tanrilastirma, kutsallastirma sirasinda genelleme yapacak kücücük ya da büyük bir payda bulup, onun disindas kalan seyleri gözardi ederken zavalli konumuna düsmüyor muyuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7588767887630801014?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7588767887630801014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7588767887630801014&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7588767887630801014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7588767887630801014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/05/soru.html' title='soru'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-775089093871632349</id><published>2009-04-30T10:30:00.004+03:00</published><updated>2009-04-30T11:10:57.162+03:00</updated><title type='text'>omaggio alla sigaretta</title><content type='html'>sigara hayatimdan cikali beri daha bir kutsal, daha bir saygi duyulasi. jestler daha törensel, parcasi oldugu yasam tarzi daha imrenilesi. sigara icmek hayata karsi bir durus, bir olumsuzlama, kendini cezalandirma, bir bulanti, bir secim. cool`un ta kendisi. sigara tiryakisininki adanmis bir hayat. cekilen tüm cefalara, tüm uyumsuzluklara, birbirini yaralamalara, tüketmelere ragmen vazgecilemeyen sevgili. sigara insanin en sadik dostu. sigara icmek bir icsellestirme eylemi. insanin kendi icinin en ulasilmaz noktalarina müdahelesi. sigara yikici, sökücü. en büyük isyan. sigara icmek, atese körükle gitmek. hayati zor yoldan yasamak. sigaradan cekilen ilk nefes, teklligin onanmasi. agizdan salinan duman gercek paylasim. triyakilik bir hazirlikli olma, olamadiginda karsindakine güvenebilme hali. tensel bir baglilik sigaraya olan. dudaklardaki, parmak aralarindaki dokunma hissi. kirilganligin sinirinda uygulanan baski. akildan cikmayan zarafet. &lt;br /&gt;sigaraya selam olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-775089093871632349?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/775089093871632349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=775089093871632349&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/775089093871632349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/775089093871632349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/04/omaggio-alla-sigaretta.html' title='omaggio alla sigaretta'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-815905222688263264</id><published>2009-04-26T22:31:00.006+03:00</published><updated>2009-04-26T23:13:44.179+03:00</updated><title type='text'>farlya</title><content type='html'>Faralya`yi düsünüyorum, gözlerim doluyor. Faralya benim Yerdeniz`im, Anarres`im, Kis`im. Hayatim ne idügü belirsiz bir sorular toplamiyken, ben ne yaptigimi ve ne yapacagimi sorgulamak ya da kendimi koyverip su anda yapmakta oldugum seyi körlemesine sürdürmek arasinda cirpinarak gidip gelirken, Faralya benim bilmek lanetiyle kovuldugum cennet bahcem, unutarak varmayi bekledigim Kenan ilim. Yüzümü günese vermek yerine kapali odalarda dislerimi gicirdatarak calisirken, elime aldigim her kitabi yarimyamalak bir kenara brakirken Faralya`m benim ormana bakan balkonum, adsiz ülkem, Esperanza`m. Hergün uyku gözlerimden akarken Faralya benim herkesten uzakta sereserpe uyudugum, ancak baska seylerin izini sürdügünü zannederken aslinda beni arayan bir yabancinin bana rast gelebilecegi gizli kösem. Mükemmelin kölesi olmanin esiginde Faralya kusursuz bir hata.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-815905222688263264?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/815905222688263264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=815905222688263264&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/815905222688263264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/815905222688263264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/04/far.html' title='farlya'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6727264009631512278</id><published>2009-04-11T22:17:00.005+03:00</published><updated>2009-04-11T22:25:33.131+03:00</updated><title type='text'>kisir</title><content type='html'>doktora gittim. yazma kanallarimin darligindan ötürü anlamli metin üretme becerisinden yoksunmusum, öyle dedi. ben de düsünmeye basladim, etrafta okunmayi bekleyen onca öksüz metin varken nedir bu ille de kendi yazimi yazacagim inadi, diye. sonra gözümden yaslar akti, agladim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6727264009631512278?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6727264009631512278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6727264009631512278&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6727264009631512278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6727264009631512278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/04/kisir.html' title='kisir'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2445489991497181530</id><published>2009-04-02T21:58:00.003+03:00</published><updated>2009-04-02T22:10:45.620+03:00</updated><title type='text'>hiz</title><content type='html'>can acisi ve kirginiliktan kizginliga ve en sonunda umursamazliga gecisin hizi bas döndürücü olabiliyor-mus. biz buna arkadaslar arasinda kisaca savunma mekanizmasi diyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2445489991497181530?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2445489991497181530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2445489991497181530&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2445489991497181530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2445489991497181530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2009/04/hiz.html' title='hiz'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7501180142459030189</id><published>2008-09-10T13:31:00.003+03:00</published><updated>2008-09-10T14:04:34.748+03:00</updated><title type='text'>notlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i184.photobucket.com/albums/x151/cherna_2007/rafaello.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://i184.photobucket.com/albums/x151/cherna_2007/rafaello.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'dayım. Güzel şehir vesselam. Bu sefer az da olsa özlemeyi başarmışım. Fakat dönüp dönmemek bambaşka bir mesele.&lt;br /&gt;Çok sevdiklerim arızalanıyor birer birer. Gündelik hayatımızın içinde ölüm ve hastalığın ne denli içselleşmiş, içe, dibe bastırılmış olduğunu farketmek için birilerinin başına gelmesi gerekiyor illa. Fakat gene de kişisel deneyimi tahayyül etmenin yakınından bile geçmek mümkün değil. Empati, yalnızca özünde iyi niyet barındıran bir çabalama hali. Kurgulamak mümkün, kurmak değil.&lt;br /&gt;Divad askerde. Dehşet verici bir rahatlıkla uyum sağlamış ortama. Formülünü de veriyor esirgemeden. Neden demek yok, emredersin komutanım var. Bitti. Ama ballı işte. Palaskasından bal damlıyor. Bence hala kimse askere alınmamalı. Israr ediyorum.&lt;br /&gt;Faralya planlarım gene sükut- u hayale uğradı. Bugün Hasangil'e götürmek üzere getirdiğim çikolataları ev ahalisinin yağmasına açmamla bu durumun kesinliği bir kere daha ciğerimin sol köşesine çöktü. Bir de tabi dört aydır orada okumak üzere bir kenarda tuttuğum Abanoz Kule'yi dün okumaya başladım. Bir de uçak biletim yandı, bitti, kül oldu. Aama olsun, nedense en çok çikolatalar koydu bana.&lt;br /&gt;Buraya gelince gazete okuma, gündem takip etme alışkanlığımdan eser kalmıyor. Artık Türkiye'yle ilişkimi nasıl bir boyuta taşımışsam... Oysa Alaman ellerindeyken pek bir mühim Türkiye'de olan biten benim için. Burada bir sakatlık var ama onun çözümlemnesi başka bahara.&lt;br /&gt;Hala öğrenci olan kazık kadar zat-ı alilerimin elbette çalışma hayatına atılmış olan tüm arkadaşlarının hayatlarından kesitler, Sennett okumama cila çekiyor. Buruk bir sevinç yaşıyorum sevgili okur. Çalışma yaşamı üzerine okuduklarım, bende sosyoloji lisansı yapma isteği doğurmakla birlikte (yuh), bu yaşamın kendisiyle karşı karşıya gelme olasılığını mümkün mertebe uzaklaştırma eğilimi doğuruyor. Bucak bucak...&lt;br /&gt;Cihangir'deki evimiz ben yokken tahliye edildi. Hala Taksim'den, bir akşam saatinde emlakçı bana dairenin kapısını açtığında vurulduğum parkeleriyle, küçük daireme yürüyerek döneceğim yanılsamasına kapılıyorum. Oysa şimdi Süleymaniye'de sistire-cilası, boya-badanası yapılmamış ahşap evimiz var. Buraya akşam saatinde Beyazıt'tan ya da Eminönü'nden yürüyüp Küçük Pazar'daki bekar otellerinin yarattığı canlı fakat bir o kadar tedirgin edici kalabalığın içinden geçerek dönmek pek tekin değil. Ama işte bir değişik, bir güzel buralar gene de. Parkeler de güzel olacak, işi var biraz. Parkeee, kıymetlimisss.&lt;br /&gt;Bitti sanırım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7501180142459030189?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7501180142459030189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7501180142459030189&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7501180142459030189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7501180142459030189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/09/notlar.html' title='notlar'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6024380618045321873</id><published>2008-08-22T23:07:00.005+03:00</published><updated>2008-08-22T23:23:26.878+03:00</updated><title type='text'>BRIDGE ya da bir aile drami II</title><content type='html'>bir önceki posttan 1 saat sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;drnnn... drnnn...&lt;br /&gt;can - alo&lt;br /&gt;hibon - merhaba anne hala bricte misiniz&lt;br /&gt;can - evet canim&lt;br /&gt;hibon - hm anladim&lt;br /&gt;can - ...&lt;br /&gt;hibon - size mail attim aldiniz mi?&lt;br /&gt;can - hi? anlamadim&lt;br /&gt;hibon - mail attim size&lt;br /&gt;can - ha yok&lt;br /&gt;hibon - ...&lt;br /&gt;can - ben sana kurban olurum biliyosun mu?&lt;br /&gt;hibon - yaa evet, tabi&lt;br /&gt;clink clink (bilgisayardan bric efektleri)&lt;br /&gt;can - canimin tatli sipasi&lt;br /&gt;hibon - ya anne var ya ezberden saydiriyorsun ha aklin fikrin oyunda&lt;br /&gt;can - canimin ici&lt;br /&gt;clink clink&lt;br /&gt;turgay - kizim annen böyle iste ne yaparsin&lt;br /&gt;hibon - baba yeme beni demin konusmadin bile. el actin tabi simdi annem oynuyor sen de beni oyaliyorsun&lt;br /&gt;turgay - ...&lt;br /&gt;clink dirininin &lt;br /&gt;hibon - ...&lt;br /&gt;turgay - ya iste biz seni aliriz yani bir sekilde&lt;br /&gt;hibon - ne oldu aldiniz mi eli bari?&lt;br /&gt;turgay - hiboncum benim siram geldi kapatiyorum&lt;br /&gt;hibon - gelmiyorum ya istanbul`a falan ben&lt;br /&gt;turgay - hadi öptüm&lt;br /&gt;dit dit dit...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6024380618045321873?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6024380618045321873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6024380618045321873&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6024380618045321873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6024380618045321873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/08/dram-bitmiyor-devam-ediyor.html' title='BRIDGE ya da bir aile drami II'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7559755550361309738</id><published>2008-08-22T21:04:00.004+03:00</published><updated>2008-08-22T22:41:21.363+03:00</updated><title type='text'>BRIDGE ya da bir aile drami</title><content type='html'>dirrnn... dirrrn... ...&lt;br /&gt;can    -alo&lt;br /&gt;hibon  - naber anne?&lt;br /&gt;can    - aa kuzum canim, nasilsin?&lt;br /&gt;hibon  - iyiyim valla ne olsun&lt;br /&gt;can    - e az kaldi gelmene&lt;br /&gt;hibon  - eh 10 güne ordayim&lt;br /&gt;can    - 10 gün mü olamaz&lt;br /&gt;hibon  - olur olur hatta olacak&lt;br /&gt;can    - niye bugün ayin kaci ki&lt;br /&gt;hibon  - önemi yok anne iste 10 gün var daha. siz beni alacaksiniz degil mi?&lt;br /&gt;can    - alacagiz tabi. dur baban da burda hoparlöre alayim onunla da konus&lt;br /&gt;hibon  - babacim merhaba&lt;br /&gt;turgay - hmr hmr araba hmr taksim&lt;br /&gt;hibon  - anne duyulmuyor babamin sesi ne taksisi&lt;br /&gt;can    - yok kizim canim taksim e falan gitmezsin aliriz biz seni&lt;br /&gt;turgay - hmr hmr hmr&lt;br /&gt;hibon  - ne diyor babam anlamiyorum&lt;br /&gt;can    - ehehe, bizim yeni elemanin motosikleti var onunla gelirsin diyor&lt;br /&gt;hibon  - hm evet valizler gitar bir de ben...&lt;br /&gt;turgay - can niye 4 karo diyorsun??&lt;br /&gt;can    - ne diyeyim sanzatü mü?&lt;br /&gt;hibon  - alo alo&lt;br /&gt;turgay - hah battik iste&lt;br /&gt;can    - düzgün oynarsan batmazsin&lt;br /&gt;hibon  - siz bric mi oynuyorsunuz???&lt;br /&gt;can    - ay hibon baban fena batti dur&lt;br /&gt;turgay - vallahi bravo yani can, 4 karoymus&lt;br /&gt;can    - niye azarliyorsun&lt;br /&gt;hibon  - yahu baba oyunun kritigini sonra yapsan&lt;br /&gt;turgay - hmr hmr&lt;br /&gt;can    - ay hibon cok kanli oyun sonra konusuruz&lt;br /&gt;hibon  - ama ama&lt;br /&gt;can    - hadi kuzumcum canimcim öpüyorum&lt;br /&gt;turgay - hmr hmr&lt;br /&gt;can    - hmr hmr&lt;br /&gt;...dit dit dit&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7559755550361309738?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7559755550361309738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7559755550361309738&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7559755550361309738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7559755550361309738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/08/bridge-ya-da-ben-neden-byle-oldum.html' title='BRIDGE ya da bir aile drami'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-9115263210722457015</id><published>2008-08-08T11:58:00.004+03:00</published><updated>2008-08-08T12:13:20.602+03:00</updated><title type='text'>vali</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&amp;Date=08.08.2008&amp;ArticleID=892079"&gt;Vali Güler, “Bölücü terör örgütünden kastınız PKK mı?” sorusuna, “Bölücü terör örgütü derken ismini ifade etmek istemiyoruz” yanıtını verdi.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ismini veremiyoruz evet ama otuz yildir elim olan ne varsa PKK`yla iliskilendirme kestirmesine basvurarak kosulladigimiz bu halka yapabilecegimiz baska bir aciklama yok. PKK diyemiyoruz ama bölücü terör örgütü ifadesi, gerekli iliskilendirme icin yeterli olacaktir. Kimi hangi suclamayla iceri tiktigimizin da önemi yok. Önemli olan insanlara kanlarinin yerde kalmadigi hissiyatini yasatabilmek ve mevcut devlet erkinin bekasidir. Gerisi teferruattir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-9115263210722457015?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/9115263210722457015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=9115263210722457015&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/9115263210722457015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/9115263210722457015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/08/vali.html' title='vali'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4025584622033567060</id><published>2008-08-01T02:08:00.007+03:00</published><updated>2008-08-01T12:28:39.477+03:00</updated><title type='text'>lostarasi</title><content type='html'>buradan 75 milyona seslenmek istiyorum. lost diye bir dizi var. haberin yoktur belki. cok acayipmis. heyecanli, yanar-döner cinsinden. ey 75 (yetmisbes) milyon, lost izle, direnme. istemesen de seveceksin zaten. you have my word on it. bak bunu da ordan kaptim, her derde deva. bi de you can`t change a tigers stripes. konuyla alakasi yok simdi ama siklikla sarfedilen ayni minvaldeki cümlelerden en sevdigim bu. neyse bu arada inmistir benim bölüm. bak, no more secrets: acik acik söylüyorum. bu postu zaman gecirmek icin yazdim. dediklerimi unutma...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ps: subat`a cok var 75 milyon. madem bu saatten sonra baslayacaksin izlemeye, bari benim yaptigim essekligi yapma: isi gücü birakip 1 (bir) haftada izleme hepsini. bir de gene alakasi yok ama tutamiyorum kendimi: live together, die alone!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4025584622033567060?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4025584622033567060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4025584622033567060&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4025584622033567060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4025584622033567060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/08/lostarasi.html' title='lostarasi'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4056010630838090495</id><published>2008-07-17T00:42:00.003+03:00</published><updated>2008-07-17T00:50:27.825+03:00</updated><title type='text'>sigara</title><content type='html'>Bugün sigarayi birakmanin kiyisindan döndüm. Tabi böyle bir seyden söz etmek mümkünse. Ne de olsa 25 yasini gecmis her tiryaki icin söndürülen her sigaranin sonrasi, birakmanin kiyisidir. &lt;br /&gt;Neyse... Gerekli kisilerden gerekli gazi alamamis olmama ragmen aksama kadar dayandim, bol bol yemek yedim, elimi tütünüme kagidima sürmedim. Derken beni bozan gene Weimar`in meyhanesi Falken oldu. Tipki bundan iki sene önce oldugu gibi. Sosyallesmeye ek olarak bira faktörünün de devreye girmesiyle, sigarayi birakmanin ne kiyisi kaliyor ne kösesi.  &lt;br /&gt;Yemekleri de bosuna yedim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4056010630838090495?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4056010630838090495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4056010630838090495&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4056010630838090495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4056010630838090495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/sigara.html' title='sigara'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6117419262814043757</id><published>2008-07-13T17:13:00.004+03:00</published><updated>2008-07-13T17:28:25.837+03:00</updated><title type='text'>genellemeye gel</title><content type='html'>Simdi bu "kadinlari anlamak" teranesini neresinden almak lazim onu ben de bilmiyorum. Gercekten de erkeklerin kafasinda, bu kadin milleti denen güruhun erkeklerden cok farkli olarak, üzerinde konsensüs sagladiklari bir anlasilamamazlik siarlari mi var ki bu denli agizlarina sakiz etmisler kadinin anlasilmazligini? Ya da acaba icten ice erkeklerin toplumsal baskinliginin bilinci ve sucluluguyla, bunun kadinlarin erkek egemenligine karsi gelistirdikleri cok gizli bir silah olduguna falan mi inaniyorlar? Genelleme yapacaksak hadi bakalim. O zaman ben de diyorum ki, (heteroseksüel) erkekler, hemcinsleriyle olan dostluklarinda kacinabilmeyi basardiklari, yalnizca isin icine cinsellik (ya da sevgi ya da ask ne derseniz artik) musibetinin girmesinden ötürü hasbel kader bir yakinlasmaya, karsilikli bir paylasim, anlasilma ve anlama (ya da tüm bunlarda basarisiz olma) dinamigine maruz kaldiklarindan, insana özgü anlasilmama halini kadin cinsiyle sinirlandiriyor olmasinlar? Sonunda ben de böyle bir post yazdim ya, bravo vallahi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6117419262814043757?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6117419262814043757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6117419262814043757&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6117419262814043757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6117419262814043757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/genellemeye-gel.html' title='genellemeye gel'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2511121323793822729</id><published>2008-07-13T13:08:00.004+03:00</published><updated>2008-07-13T14:56:47.349+03:00</updated><title type='text'>yutup güzellemesi</title><content type='html'>Ben pek öyle katilarak gülmem ama bu sefer gözümden yas geldi. Seneler önce ciktiginda da bu kadar gülmüs müydük, iste onu hatirlamiyorum. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;"Ein Meisterwerk..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;                   Hibon Allgemeine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"A pure reflection of `Zeitgeist`..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;                  Hibon Video Review&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/krJGpF0_TrQ&amp;hl=en&amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/krJGpF0_TrQ&amp;hl=en&amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2511121323793822729?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2511121323793822729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2511121323793822729&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2511121323793822729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2511121323793822729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/yutup-gzellemesi.html' title='yutup güzellemesi'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7530320551145435984</id><published>2008-07-11T23:58:00.003+03:00</published><updated>2008-07-12T00:09:53.227+03:00</updated><title type='text'>gurbet</title><content type='html'>Yeni Türkü`nün Akdeniz Akdeniz albümünde (ki bence Yeni Türkü`nün en güzel albümüdür) &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=sL4sYAs7ufE"&gt;Gurbete Kacacagim&lt;/a&gt; diye bir sarki vardir. Evimizde bu albümün plagi olmasindan mütevellit, erken yasta kesfettigim ve kim bilir belki de "kacma"yi ilk defa yan anlamlariyla birlikte idrak etmeme vesile olan sarkidir bu. Müziginin, düzenlemesinin güzelligi (ah o kemence taksimi...) bir baska hislidir. Hala dinlerim ara ara. Son iki senedir elbette baska hissiyatlara sürüklese de hep dokundugu ayni kalan bir yer vardir. Öyledir evet.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7530320551145435984?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7530320551145435984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7530320551145435984&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7530320551145435984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7530320551145435984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/gurbet.html' title='gurbet'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-160028218694617769</id><published>2008-07-08T13:37:00.002+03:00</published><updated>2008-07-08T13:50:25.273+03:00</updated><title type='text'>baldiriciplak</title><content type='html'>Ertugrul Kürkcü`nün R2`deki &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=EklerDetay&amp;ArticleID=886992&amp;Date=08.07.2008&amp;CategoryID=42"&gt;yazisi&lt;/a&gt; Ergenekon operasyonuna iliskin belki de en sogukkanli, araya uygun mesafeyi koyarak yazilmis en gercekci yazi. Bir cok yazarin atladigi bir gercegi hatirlatiyor, dolayisiyla da o naif heyecandan ziyade eski toprak kokusu var. Yürütülen operasyona, ya da bu tür bir yargilama sürecinin acmasi olasi yeni alanlara dair tüm ümitleri yitirip, onun bakis acisini benimsemek midir en dogrusu bilmiyorum ama yazi kendi icerigi disinda bana sunu yeniden gösteriyor ki, Türkiye`de bu denli uzun yillar solda durmak zor zenaat.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-160028218694617769?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/160028218694617769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=160028218694617769&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/160028218694617769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/160028218694617769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/baldiriciplak.html' title='baldiriciplak'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4246902578821825048</id><published>2008-07-07T16:41:00.002+03:00</published><updated>2008-07-07T16:46:00.940+03:00</updated><title type='text'>pasam</title><content type='html'>Yahu o degil de bu aralar büyük pasam pek bir sessiz, pek bir sedasiz. Diyorum ki acaba gene rejim mi yapiyor? Yeni üniformalari daha iyi tanitabilmek icin formuna cok dikkat ediyor da ondan mi agzini bicak acmiyor, o yüzden mi muhtesem demeclerine hasret kaldik? Simdi dört duvar arasina kapatilan diger pasalari tanimaz mi? Onlar iyi cocuklar degiller midir yoksa? Onlarin da elini sikacak mi acaba ilerleyen zamanlarda? Ne cok soru var off...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4246902578821825048?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4246902578821825048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4246902578821825048&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4246902578821825048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4246902578821825048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/pasam.html' title='pasam'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8003937383706506366</id><published>2008-07-04T22:59:00.002+03:00</published><updated>2008-07-04T23:01:25.036+03:00</updated><title type='text'>balkon</title><content type='html'>bir tane ormana bakan balkon istiyorum&lt;br /&gt;bir de...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8003937383706506366?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8003937383706506366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8003937383706506366&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8003937383706506366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8003937383706506366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/balkon.html' title='balkon'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-6858587580565396813</id><published>2008-07-03T21:51:00.002+03:00</published><updated>2008-07-03T21:56:27.377+03:00</updated><title type='text'>xxv</title><content type='html'>25 yasinda yüz binlik araba...&lt;br /&gt;Manada derin bir yasima daha girdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-6858587580565396813?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/6858587580565396813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=6858587580565396813&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6858587580565396813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/6858587580565396813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/07/xxv.html' title='xxv'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4316636680660710363</id><published>2008-05-13T10:43:00.002+03:00</published><updated>2008-05-13T10:51:33.870+03:00</updated><title type='text'>1 Haziran</title><content type='html'>1 Hazian"da Türkiye Baris Meclisi Kadiköy`de bir miting düzenliyormus. Tüm katilimcilarin Kürt sorununa demokratik cözüm talebiyle bir araya gelecegi bu mitinge ne yazik ki ben gidemiyorum. Ama Istanbul il sinirlari icerisinde yasayip da katilim göstermemenin, demokratiklesme adina söylenen tüm sözlerin icini nasil bosaltacagini Yildirim Türker her zamanki gibi &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&amp;ArticleID=877273&amp;Yazar=YILDIRIM%20T%DCRKER&amp;Date=12.05.2008&amp;CategoryID=97"&gt;cok iyi anlatmis.&lt;/a&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4316636680660710363?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4316636680660710363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4316636680660710363&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4316636680660710363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4316636680660710363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/05/1-haziran.html' title='1 Haziran'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8640520193810753751</id><published>2008-05-12T03:16:00.001+03:00</published><updated>2008-05-12T03:16:44.752+03:00</updated><title type='text'>hazir</title><content type='html'>ben kendimi severken, beni sevmenin tam zamanidir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8640520193810753751?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8640520193810753751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8640520193810753751&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8640520193810753751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8640520193810753751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/05/hazir.html' title='hazir'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3284971706933117006</id><published>2008-04-02T19:35:00.002+03:00</published><updated>2008-04-02T19:43:48.278+03:00</updated><title type='text'>akayadaaku</title><content type='html'>akupunkturlanacagimelimdüzelecekthomasbenialacakherseycokgüzelolacak&lt;br /&gt;bir nefeste 4 kere söyleyebiliyorum bu kelimeyi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3284971706933117006?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3284971706933117006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3284971706933117006&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3284971706933117006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3284971706933117006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/04/akayadaaku.html' title='akayadaaku'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7529078704068952337</id><published>2008-03-12T22:15:00.004+02:00</published><updated>2008-03-12T22:28:58.911+02:00</updated><title type='text'>olumsuzluk</title><content type='html'>bu siralar korkuyorum her seyden. demek ki hayatimda bir seyler ters gidiyor. bir yandan her sey cok hizli akiyor. ama ben etkin degilim bu akista. kenarda durup izliyorum. zamanin gectigini bana hatirlatan seyler olmasa ben her sey duruyor zannedecegim. istediklerimi yapamiyorum. istediklerim olmuyor. olayaziyor ama olmuyor. bu sefer sucu istanbul`a da atamam cünkü baslayali cok oldu. spiegeller geliyor her hafta, birikiyor. elim düzelmedi. okumaya karar verdigim seyleri okumuyorum. dinleyeceklerimi dinlemiyorum. her seyi son ana yigma aliskanligim, beni ciddi anlamda hic terketmemekle beraber simdi tamamiyle geri döndü. bu sefer biraz daha yildirici cünkü dinlenmis, demlenmis bir sekilde cikiyor karsima. bense arada kismen rahtlasam da bir seylerle kendimi yormus oluyorum zaten. olumsuzluk bana hakim olmadan bir seyler yapmam lazim. ne yapmam lazim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7529078704068952337?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7529078704068952337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7529078704068952337&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7529078704068952337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7529078704068952337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/03/olumsuzluk.html' title='olumsuzluk'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8696236881751965242</id><published>2008-03-01T03:05:00.001+02:00</published><updated>2008-03-01T03:05:56.164+02:00</updated><title type='text'>hey</title><content type='html'>sen kendi isine baksana! tutarli ol biraz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8696236881751965242?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8696236881751965242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8696236881751965242&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8696236881751965242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8696236881751965242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/03/hey.html' title='hey'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7294695396345284046</id><published>2008-02-27T23:48:00.003+02:00</published><updated>2008-02-28T00:05:03.603+02:00</updated><title type='text'>katmer</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R8Xawh26mcI/AAAAAAAAADE/IeXzdUyhMMk/s1600-h/sule+g%C3%B6kcek.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R8Xawh26mcI/AAAAAAAAADE/IeXzdUyhMMk/s400/sule+g%C3%B6kcek.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171780274362161602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=248665"&gt;Sule Gökcek&lt;/a&gt; okumaya hak kazandigi okuluna babasi tarafindan götürülüp, kavga etmek suretiyle basörtüsüyle okula sokulmaya calisilip, ardindan peruk takarak okula girmek zorunda birakiliyor. Isin ilginc yani bu kizin erkekler tarafindan örttürülen ya da en azindan örtünme hakki dahi erkekler tarafindan savunulan basörtüsünün üstüne bir de o perugu takmasini isteyen diger bir takim erkeklerin yani sira bir sürü kadin da var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7294695396345284046?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7294695396345284046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7294695396345284046&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7294695396345284046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7294695396345284046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/02/katmer.html' title='katmer'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R8Xawh26mcI/AAAAAAAAADE/IeXzdUyhMMk/s72-c/sule+g%C3%B6kcek.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5707606048246145317</id><published>2008-02-18T11:55:00.002+02:00</published><updated>2008-02-18T12:17:04.782+02:00</updated><title type='text'>sosyoloci</title><content type='html'>Pierre Bourdieu sosyolojiye iliskin icime cok sinen bir laf etmis. Ilk okuyusta biraz fazla cesaret verici görünse de, üstü kapali anlamlari bu sözü dikkate deger kiliyor benim icin. Icime sinen derken de, müstakbel ilgime ya da harcamayi planladigim zamana yönelik, üzerinde durabilecegim bir zemin hazirlayisini kastediyorum. Ben oynak zeminleri daha inandirici bulurum ve buradan yola cikarak edinebilecegim de tam olarak bu. &lt;br /&gt;Sanilmasin ki Bourdieu okuyup da alintiladim bu cümleyi. Bir yerde görüverdim o kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Simdi elbette, eger sosyolojinin kendisine tayin ettigi gorev, eylemlerinin anlamlarini insanlara geri kazandirmak olmasaydi, bu isle bir saat bile vakit kaybetmeye degmezdi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim de bir parcasi oldugum ve siklikla sorguladigim bir eylemin anlamini geri kazanmam -ki kastettigim bu eyleme bu güne dek yüklenmis anlamlarin benim acimdan onanmasi degil asla; üzerinde yeterince durulmadan yapilmis anlamlandirmalarin rahatligini terk edip önümü daha net görebilmem- icap ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5707606048246145317?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5707606048246145317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5707606048246145317&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5707606048246145317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5707606048246145317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/02/sosyoloci.html' title='sosyoloci'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7347643025131634870</id><published>2008-02-10T00:25:00.000+02:00</published><updated>2008-02-10T00:43:07.749+02:00</updated><title type='text'>güzel</title><content type='html'>bir sürü güzel insan var. güzel kiyafetleri, yazilari, aksesuarlari, fikirleri, anlari, bos zamanlari, dolu zamanlari, isleri, evleri, fotograflari, okullari, cocuklari, ebeveynleri, kardesleri, bilhassa arkadaslari, otamlari vs vs. güzel insanlar hep bir aradalar. güzel bloglari var, feysbuk listeleri, deviantart sayfalari var; o sayede görmek mümkün oluyor. bazen sokakta ya da barda da görüyorum. güzel bir konserde falan. lakin tüm bu güzellik beni yoruyor. güzel olmayani ariyorum ama o cercevede ona yer yok. güzellik, ötekinden yoksun olunca egreti duruyor. güzel olduklarini biliyorlar. güzel olan her sey gibi bu da acimasizca göz önünde. nasil da utanmiyor insanlar bundan, ben onu anlamiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7347643025131634870?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7347643025131634870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7347643025131634870&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7347643025131634870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7347643025131634870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/02/gzel.html' title='güzel'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2191764833225773495</id><published>2008-02-04T12:00:00.000+02:00</published><updated>2008-02-04T12:45:12.092+02:00</updated><title type='text'>gündem</title><content type='html'>Dün bir arkadasimla uzun süre Türkiye gündemi üzerine konustuktan sonra en sonunda bana neden gündemle ilgili yazilar yazmadigimi sordu. Bense yazmaktan ziyade, yazanlara link vermeyi tercih ettigimianlattim. Gercekten de gündemi bagimsiz kaynaklardan takip edip üzerine yeni bir sey söyleyebilecek biri degilim. Söyleyecegim seyin anlamini, gecerliligini destekleyecek ne politik ne de sosyolojik ve hatta felsefi birikimim var. Oldum olasi yazmakta zorlanan bir insan olmusumdur. Konusma konusunda pek üsendigim ve cekindigim söylenemez ama asla cok ikna edici bir insan olamadim. Bilakis üslubumdan ötürü kimileri tarafindan kaba ve nahos bulundugum da olmustur eminim ki. Ama bende olan sey, biraz zaman ayirmis olmanin da katkisiyla tüm bunlara sahip bir kac adam bulup, onlari takip ediyor olusum. Iste tam da bu sebepten arkadasim benim gündem üzerine anlattiklarimdan etkilendi. Ama aksi nasil olabilir? Daglica meselesindeki neye yoracagimi bilemedigim son olumlu gelismeyle ilgili bir seyler söylerken sorma geregi duydum konuya iliskin bir resim var mi kafasinda diye. Askelerin PKK`yla isbirligi yaptiklarini duymustu sadece ve buna inaniyordu. Bunun üzerine iste simdi benim yazmaya calistigim konu üzerine konustuk.&lt;br /&gt;Sorun su ki, popüler yazili ve görsel basin gündeme iliskin genel bir resmi algilamamiza yeterince olanak tanimiyor,ki bu da hic yeni bir bilgi degil. Ama bunun farkinda olmayan, ya da oldugunu düsünen ama bundan kacamayan cok insan var. Benim derdim, bir seylerden haberdar olmanin kimseye cok seye mal olmayacagini biliyor ve dolayisiyla da insanlara kiziyor olusum. Benim de icim acimasin diye, boguntusuna katlanamadigim icin izlemekten ve okumaktan kacindigim haberler oldu elbette. Yok sayisimin bu durumun varligini sadece daha da saglam kilacagini bile bile kumandada P+ tusuna basip gectim, bunun da ne kadar kolay oldugunu cok iyi biliyorum. Bildigim diger seyse her gün gazete okumanin ya da bosverelim bütüünn bir gazeteyi, belli basli bir takim köse yazarlarini ve haber basliklarini okumanin ne kadar kolay oldugu. Bu tür duumlarda ilgisizlik ya da böylesi duyarliliklara tepeden bakma benim icin sadece itici olabiliyor, anlayisla karsilamak istemiyorum. Kimse bana politikanin banal bir sey oldugunu, hayatta daha önemli seyler oldugunu söylemesin. Ben de kimseye zaten politik bilinc gelisirmenin para kazanmaktan, sinemaya gitmekten, sevismekten ya da burun karistirmaktan daha önemli oldugunu söylemiyorum. Ama gercekten sondaj yaparken bir yandan gazete okunabilir degil mi? Gazete secenegini bosverelim. Su ne idügü belirsiz feysbuktan dahi gündem takip etmek mümkün. Bu güne kadar iki durumdan tek basina feysbuk araciligiyla haberdar oldum ben, oradan biliyorum. Her konuda oldugu gibi bu da niyet meselesi. Zamansizlik, kötü haber kaldiramama, bu memleketten bi bok olmazlama, hic bir sey degismezleme niyetsizligi gizlemeye yönelik bahanler olsa olsa. Cok zeki, cok birikimli, cok analitik olmadan da gündem takibi mümkün. Biraz zahmet verince zaten kimin, neyi, nasil yazdigini ya da yazmadigini kavramak da mümkün. Ve hatta kimsenin haberdar olup da tepki göstermeyisine güvenilerek yapilan bir takim seylere, sadece haberdar olarak müdahale etmek, bir anlamda engellemek de mümkün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2191764833225773495?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2191764833225773495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2191764833225773495&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2191764833225773495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2191764833225773495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/02/gndem.html' title='gündem'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7638185546243328626</id><published>2008-02-02T13:46:00.000+02:00</published><updated>2008-02-02T16:21:36.632+02:00</updated><title type='text'>bayrak</title><content type='html'>Yildirim Türker`den okudugum en güzel yazilardan biri &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&amp;haberno=7900"&gt;bu&lt;/a&gt; sanirim. Söz konusu kanli bayrak olayini bir sekilde gözden kacirmisim. Gene de olaydan bu sekilde haberdar olmak tüylerimin diken diken olmasina engel olamadi. Bir de cok uzak olmayan bir zamanda cok cok sevdigim bir arkadasimla bayrak konusunda bir tartisma yasamistik. Benim o tartismayla ilgili yasadigim en büyük sorun, anlatmak istedigimi bir türlü netlestirememek oldu. Kolay degil, dogdugumuz günden itibaren bayrak, eslikcisi bir cok baska kavram gibi dokunulmaz ve kutsal ve dahi ilahi bir varlik olarak sunuldu bize. Bunu asmak ne benim ne de arkadasim icin kolay. Beslenen olumlu ya da olumsuz duygu ve düsüncelerin siddetine yansiyor ister istemez. Oysa hem söz konusu bayrak olayi hem de Yildirim Türker`in yazisi bayrak meselesine iliskin yalin bir gerceklik ortaya koyuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7638185546243328626?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7638185546243328626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7638185546243328626&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7638185546243328626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7638185546243328626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/02/bayrak.html' title='bayrak'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7576499333218271450</id><published>2008-02-02T02:55:00.000+02:00</published><updated>2008-02-02T03:11:05.986+02:00</updated><title type='text'>karar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos-b.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v160/174/114/742082551/n742082551_188037_2579.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://photos-b.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v160/174/114/742082551/n742082551_188037_2579.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asik olmanin bir karar alma meselesi oldugunu ara sira kendime hatirlatmam gerek&lt;br /&gt;hatirlatiyorum&lt;br /&gt;hatirla&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7576499333218271450?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7576499333218271450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7576499333218271450&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7576499333218271450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7576499333218271450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/02/karar.html' title='karar'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3396785226316116595</id><published>2008-01-30T18:43:00.000+02:00</published><updated>2008-01-30T18:48:51.572+02:00</updated><title type='text'>salak</title><content type='html'>Mehmet Ali Kislali`nin &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=245893"&gt;bugünkü yazisini&lt;/a&gt; basligi yüzünden okudum dayanamayip. Hic bu kadar aptal yerine konmaya calisildigimi hissetmemistim bir köse yazari tarafindan. Kendisi soyadina cok yakisir bir yazi yazmis. Son cümlesi ise cocuk kandirir gibi siritiyor orada.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3396785226316116595?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3396785226316116595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3396785226316116595&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3396785226316116595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3396785226316116595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/salak.html' title='salak'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2126882834137224318</id><published>2008-01-25T00:20:00.000+02:00</published><updated>2008-01-25T01:08:36.303+02:00</updated><title type='text'>+ &amp; -</title><content type='html'>sevgilinin evinde bulunmasi (+) ve bulunmamasi (-) makbul seyler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;wok +&lt;br /&gt;televizyon -&lt;br /&gt;yeni basimi bir türlü cikmayan kitaplar +&lt;br /&gt;aksiyon filmleri - (bilhassa dvd formatinda) &lt;br /&gt;kahve makinasi +&lt;br /&gt;havan +&lt;br /&gt;kedi + (köpek olsa daha iyi ama ev kücük diyerek cikiyorum yola)&lt;br /&gt;bir adet FTK nüshasi + (bir de imzali olsa dest-i izdivacina talip olurum)&lt;br /&gt;tek kisilik yatak -&lt;br /&gt;battaniye +&lt;br /&gt;geri dönüstürülmüs tuvalet kagidi +&lt;br /&gt;ütü - (bana yaptirmaya kalkar maazallah)&lt;br /&gt;findik fistik -&lt;br /&gt;cift kisilik yataga kücük bir yorgan - (hic olmasin daha iyi)&lt;br /&gt;okuma lambasi +&lt;br /&gt;florasan lamba -&lt;br /&gt;anne tarafindan secilmis gicir gicir koltuk takimi -&lt;br /&gt;sandik +&lt;br /&gt;düz genis tabaklar +&lt;br /&gt;ücüncü bir oda - (1+1 en güzeli)&lt;br /&gt;ikinci bir bilgisayar +&lt;br /&gt;sallanan sandalye +&lt;br /&gt;paket lastigi, cengelli igne + (biri varsa digeri de vardir)&lt;br /&gt;ilkgenclikten kalma sevgiliye tahsis solgun tisört +&lt;br /&gt;süt +&lt;br /&gt;elektrikli dis fircasi -&lt;br /&gt;vileda + (sadece yer bezi varsa anne yapiyordur temizligi kesin)&lt;br /&gt;dondurulmus pizza -&lt;br /&gt;piyano + (anladin sen onu)&lt;br /&gt;bir cift atmaya kiyilamamis yirtik adidas ayakkabi +&lt;br /&gt;palmolive aroma terapi dus jeli + (bu madde weimar`dan beste icin geliyor)&lt;br /&gt;parfüm - (tras losyonunun lafini bile etmiyorum)&lt;br /&gt;yedek anahtar + (hayir yani lazim olur)&lt;br /&gt;kiz kardesin fotografi +&lt;br /&gt;kalemtras +&lt;br /&gt;gözlük kabi +&lt;br /&gt;dijon tipi hardal +&lt;br /&gt;sararmis mayonez -&lt;br /&gt;mum -&lt;br /&gt;vs, vs...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sali günü ciktisini aliyorum yanima bu listenin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2126882834137224318?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2126882834137224318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2126882834137224318&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2126882834137224318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2126882834137224318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/blog-post.html' title='+ &amp; -'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8909945575015071409</id><published>2008-01-24T16:57:00.000+02:00</published><updated>2008-01-24T17:04:10.476+02:00</updated><title type='text'>kücük</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=245379"&gt;veli kücük&lt;/a&gt; diye bir adam var. adi bize unutturulmaya calisilsa da asla durmadigi icin pek mümkün görünmüyor. peki bu adami tekrar gündeme getiren bu son operasyonlar ve sorusturmalar ümit vermeli mi? bu konuda öylesine örselenmisiz ki umut edebilmek icin caba vermem gerekiyor. ama verecegim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8909945575015071409?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8909945575015071409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8909945575015071409&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8909945575015071409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8909945575015071409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/kck.html' title='kücük'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1960063966946831420</id><published>2008-01-18T18:01:00.000+02:00</published><updated>2008-01-18T18:29:42.816+02:00</updated><title type='text'>Hrant Dink icin</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/a7/K626_Requiem_Dies_Irae.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/a7/K626_Requiem_Dies_Irae.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mozart`in Raquiem`i üzerine cesitli efsaneler mevcut, hatta eserin ona ait sayilip sayilamayacagi dahi tartisma konusu. Beni bu asamada ilgilendiren nokta ise, Mozart`in bu eseri tamamlayamadan ölüp gidivermis olmasi gercegi. Kendi ölümünü düsünmüstür ya da düsünmemistir yazarken, onu bilemem- tipki Hrant Dink`in, yayimlanan &lt;a href="http://dink.wordpress.com/2007/01/19/hrant-dink-katilini-ariyor-ruh-halimin-guvercin-tedirginligi/"&gt;son yazi&lt;/a&gt;sini yazarken aklindan kendi ölümünün gecip gecmedigini bilemeyecegim gibi. Bugün bu Requiem, klasik müzik eserleri arasinda en ünlülerinden biri cünkü Mozart`in ögrencisi, dostu ve yardimcisi Süssmayr eseri tamamlayabildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne demek istedigim oldukca acik sanirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1960063966946831420?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1960063966946831420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1960063966946831420&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1960063966946831420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1960063966946831420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/hrant-dink-icin.html' title='Hrant Dink icin'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2652506091868060621</id><published>2008-01-17T12:28:00.000+02:00</published><updated>2008-01-17T12:39:43.729+02:00</updated><title type='text'>I loves you Porgy</title><content type='html'>soyadini okuyamadigim adam icin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="355"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/o3D8Ri84hmw&amp;rel=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/o3D8Ri84hmw&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2652506091868060621?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2652506091868060621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2652506091868060621&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2652506091868060621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2652506091868060621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/i-loves-you-porgy.html' title='I loves you Porgy'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1438849198271792400</id><published>2008-01-16T00:15:00.000+02:00</published><updated>2008-01-16T00:31:12.972+02:00</updated><title type='text'>kleinen</title><content type='html'>Heinrich Heine`den bir siir. Ben ki nesirle kafayi bozmus, nazimla arasi hic de iyi olmayan bir insan olarak nereden buldum bunu? Elbette Schumann`in Heine`nin siirleri üzerine besteledigi Dichterliebe`sinden. Almanca bilmeyenleri disliyorum, evet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Und wüßten's die Blumen, die kleinen&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Und wüßten's die Blumen, die kleinen,&lt;br /&gt; Wie tief verwundet mein Herz,&lt;br /&gt; Sie würden mit mir weinen,&lt;br /&gt; Zu heilen meinen Schmerz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Und wüßten's die Nachtigallen,&lt;br /&gt; Wie ich so traurig und krank,&lt;br /&gt; Sie ließen fröhlich erschallen&lt;br /&gt; Erquickenden Gesang.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Und wüßten sie mein Wehe,&lt;br /&gt; Die goldenen Sternelein,&lt;br /&gt; Sie kämen aus ihrer Höhe,&lt;br /&gt; Und sprächen Trost mir ein.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sie alle können's nicht wissen,&lt;br /&gt; Nur eine kennt meinen Schmerz;&lt;br /&gt; Sie hat ja selbst zerrissen,&lt;br /&gt; Zerrissen mir das Herz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1438849198271792400?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1438849198271792400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1438849198271792400&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1438849198271792400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1438849198271792400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/kleinen.html' title='kleinen'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8111405244861473792</id><published>2008-01-14T13:44:00.000+02:00</published><updated>2008-01-14T13:52:30.991+02:00</updated><title type='text'>Barenboim</title><content type='html'>Bir müzisyen olarak benim icin kosarak kayitlarini edindigim biri olmasa da Barenboim`i yillardir sefligini yaptigi &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dogu+bati+divani+orkestrasi"&gt;Dogu Bati Divani Orkestrasi&lt;/a&gt;`ndan sonra bir de &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244414"&gt;bu son davranisindan&lt;/a&gt; ötürü bir kez daha takdir etmemek elde degil. Özellikle de elite hitap ve hizmet eden klasik müzik dünyasinda cok sik rastlanmayan bir politik tavir sergiliyor neticede.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8111405244861473792?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8111405244861473792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8111405244861473792&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8111405244861473792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8111405244861473792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/barenboim.html' title='Barenboim'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2232150030062632553</id><published>2008-01-14T12:34:00.000+02:00</published><updated>2008-01-14T13:10:28.391+02:00</updated><title type='text'>kirmizi basli horoz</title><content type='html'>Baykal eliyle CHP`nin muhalefeti, son seklini alip nadide bir inciye dönüstü. Politik vizyonsuzluk, ucuzluk ve artik yerlesiklesen o gelismemislik, siglik halini görmek icin öyle siyaset felsefesi ve ekonomi politik falan yalayip yutmaya gerek yok. Benim ihtiyacim yok en azindan tüm bunlari yapmamis biri olarak. Hic degilse son bir sene boyunca gazete takip etmis her insan evladinin bunu görmesi isten degil. Son bir-iki aydir Kürt sorununa dair "AKP ne yaptiysa ben de tersini &lt;span style="font-style:italic;"&gt;yapiyormus gibi&lt;/span&gt; yapacagim" bazli olaganüstü acilimlardan sonra simdi de Alevi meselesi üzerinden ayni cildirtici tavri sergiliyorlar (Bu arada Yildirim Türker gene cok iyi bir &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244450"&gt;yazi&lt;/a&gt; yazmis AKP`nin son dönem birlestirici ve bütünlestirici üslubu üzerine). Kuzum bu adamlarin AKP`den bagimsiz, kendi baslarina ortaya koyabilecekleri, "Atatürk`ü cok seviyoruz ve cumhuriyetini gerekirse apoletlerle koruruz; cünkü bizden baska kimse cumhuriyete gerektigi hatta gerekmedigi takdirde demokrasiden taviz verebilecek kadar sahip cikamaz"ciliktan baska en ufak bir siyasi anlayislari, planlari, programlari, cözümleri, tavirlari yok mudur? Yoktur herhalde. Essek degiller ya var da ortaya koymuyor olsunlar. Bu elbette Baykal CHP`yi bitirdiyle aciklanabilecek bir durum degil, olamaz. Her ne kadar Türkiye tekadamcilik konusunda cok hevesli olsa da söz konusu adam onu bile becerebilecek bir adam degil. Her seyi ona yüklemek, Bush`un gercekten de dünya üzerindeki en güclü ve dünyayi yöneten adam olduguna inanmak kadar safca olur. Aslinda biraz düsününce Baykal ve Bush daha bir ayni cerceveye alinabilir gibi geliyor. Neticede ikisi de iktidari gercekten elinde bulunduran hakim anlayisin, oyalamak üzere sahnenin en önüne attigi abartili oyunculuklariyla &lt;span style="font-style:italic;"&gt;karakter oyunculari&lt;/span&gt;. Ikisine de sevgilerimi yolluyorum. Kim bilir belki cocukken yeterince sevgi görmediklerinden, belki de kafalarinin üzerine düsürüldüklerinden böyle davraniyorlardir. Peki ya bu adamlarin buraya gelmesini saglayan güruh icn nasil bir gerekce bulacagiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2232150030062632553?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2232150030062632553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2232150030062632553&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2232150030062632553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2232150030062632553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/kirmizi-basli-horoz.html' title='kirmizi basli horoz'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1007259283839184421</id><published>2008-01-14T01:07:00.000+02:00</published><updated>2008-01-14T01:38:09.673+02:00</updated><title type='text'>le sobe</title><content type='html'>Eveeet. Iste o büyük gün geldi catti ve ben de sobelendim. Hala inanamiyorum. Cok heyecanli. Bu sorumlulugun altindan gerektigi sekilde kalkabilmek icin elimden geleni yapacagim elbet. Basliyorum....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-blog yazmaya ne zaman başladın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog yazmaya 2006 martinda, yazmak icin ille de cok iyi yazmanin sart olmadigini ve bir sekilde beni endiseye sevk eden seyleri, sonunda begenmeyecegimi bilsem de yaziya dökmenin banim icin iyi olacagini farkettigimde basladim. Tabi bir de divad yaziyordu. Istedim ki herkes benim aslinda ondan daha iyi yazabilecegimi görsün, bu yalnizca ikimiz arasindaki bir sir olmaktan ciksin ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum, yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Icimden zaten belli bir cizgide geliyor, ben de öyle yaziyorum. Beni kaygilandiran sey o an icin neyse, yazma kararliligina da ulastiysam kendine blogda bir yer buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayir. Zaten 2 senede topu topu 80 küsur giris yapmisim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogumu kimse okumadigindan mütevellit beklenti de yok, zorunluluk da. Ama eglenerek yazdigim yazi miktari zaten cok sinirli. Dile getirmeye zorunlu oldugum seyi yaziyorum zaten genelde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 -Blog yazmayı ne kadar sürdüreceğim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Divad kitap yazip da benden editörü olmami isteyene kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-''Eğer her gün kullandığınız zeytinyağı şişenizin kapağını açtığınızda içinden bir cin çıksaydı ve hayatınızda memnun olmadığınız bir şeyi değiştirebileceğini söyleseydi, neyi değiştirmesini isterdiniz?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha az kaygili bir insan olmami ve böylece hem benim hem de cevremdikilerin daha az gerilmesini saglamasini. Tabi bunu kaygi duydugum konularda istedigim dogrultuda degisiklikler yaparak halledebilse cok sahane olurdu ama zeytinyagi sisesinden cikan bir cine bu kadar sorumluluk yüklemek biraz fazla kacabilir diye endiseleniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmustur insallah. Simdi gene bir o kadar heyecanli bir diger kisma geldik. Ama bu konuda ne yapabilirim bilmiyorum. Benim de birilerini sobelemem lazim ama yazdiklarimi okuyan yegane blogcu da beni sobeledigine göre sobeleyebilecegim kimse kalmiyor geriye. Ben gene de olur da denk gelirler diye Vidat ve Alice`den yana denyeyim sansimi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1007259283839184421?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1007259283839184421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1007259283839184421&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1007259283839184421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1007259283839184421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/le-sobe.html' title='le sobe'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5265260612618043432</id><published>2008-01-11T19:37:00.000+02:00</published><updated>2008-01-11T19:46:13.132+02:00</updated><title type='text'>müflis</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eq1ze60EI/AAAAAAAAAC8/Xntl8WW7kBA/s1600-h/untitled059835_by_muflis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eq1ze60EI/AAAAAAAAAC8/Xntl8WW7kBA/s400/untitled059835_by_muflis.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5154276139878502466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eqnDe60DI/AAAAAAAAAC0/DIIMegvGGnM/s1600-h/puzzle_face_by_muflis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eqnDe60DI/AAAAAAAAAC0/DIIMegvGGnM/s400/puzzle_face_by_muflis.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5154275886475431986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eqdze60CI/AAAAAAAAACs/mgQMWQzNfz4/s1600-h/banana_queen_by_muflis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eqdze60CI/AAAAAAAAACs/mgQMWQzNfz4/s400/banana_queen_by_muflis.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5154275727561642018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://muflis.deviantart.com/"&gt;müflis&lt;/a&gt;`in Weimar döneminden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5265260612618043432?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5265260612618043432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5265260612618043432&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5265260612618043432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5265260612618043432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/mflis.html' title='müflis'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4eq1ze60EI/AAAAAAAAAC8/Xntl8WW7kBA/s72-c/untitled059835_by_muflis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3293971119637546564</id><published>2008-01-11T03:45:00.000+02:00</published><updated>2008-01-11T04:02:33.985+02:00</updated><title type='text'>feysbuuuuk bitirdin beni</title><content type='html'>Feysbuk`ta 10 senedir görüsülmeyen Enis kodadli arkadasla baglanti kurulur ve 10 sene öncesinde de beraber oldugu Sema kodadli arkadasla evlendigi haberi alinir. Sira soyadini hairlamaka güclük cekilen Sema`yi Enis`in listesinden bulup tebrik etmekte... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-selam ederim, bir de tebrik... biriyle 10 sene görüsmüyorun, sonra bir bakiyorsun evlenivermis :)&lt;br /&gt;nasilsin sema?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-selam. ama tebriklik bir durumum yok.&lt;br /&gt;iyidir. sen nasılsın?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ya ben evlendiginizi biraz önce enisden ögrendim onun icin gecikmeli bir tebrik oldu :)&lt;br /&gt;ben de iyiyim. artik istanbulda yasmiyor olmamin da katkisi var bunda...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;-hangi enis?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-yildrim mi? onla evlene ben değilim sema kahraman&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ya ben birseyleri yanlis anlayip karsitridim sanirim :(&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-hay allah oy oy cok özür dilerim. listesinde görünce isim tanidik yüz tanidik, enisin semasi ne kadar degismis alahallah diye diye ya cok özür dilerim hakkaten...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-:))))&lt;br /&gt;sema´yla konuştuğumda iyi dileklerini iletirim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-alahim cok utanc verici hayiiir&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ben boşandım, kutlamaya yetişemedin diycem iyice kafan karışçak. o yüzden iyi olmana sevindim demekle yetinmeyi planlıyorum.. :))))&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-tabi bu tarihten itibaren ne semayla ne de enisle bir daha asla görüsmemenizi ummak pek makul olmaz sanirim. yer yariliyor ve ben icine giremiyorum...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-:))))&lt;br /&gt;bunca senelik dostluktan ve iş arkadaşlığından sonra zor olur muhtemel. boşver biz de bi 8 yıldır falan görüşmedik senle. 8 sene uzun zaman, hiç beklenmedik şey olabilio takma kafana.. ayrıca isim benzerliği, enisin listesinde de olmam falan..&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ben de senin iyi olmana sevindim. kafam daha fazla karisamaz, yok. hayir hayir karisamaz...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;-ya aslinda havaniz da benziyo, saclar kahverengi falan. hele bu acidan cekilmis fotografi o gözle degelenirisen bak sen de benzerlige inanamayacaksin. (tamam ayse dur artik :( )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3293971119637546564?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3293971119637546564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3293971119637546564&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3293971119637546564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3293971119637546564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/feysbuuuuk-bitirdin-beni.html' title='feysbuuuuk bitirdin beni'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3856961893229300362</id><published>2008-01-10T10:51:00.000+02:00</published><updated>2008-01-10T11:16:46.439+02:00</updated><title type='text'>mi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4XieTe60BI/AAAAAAAAACk/C82I1lOI344/s1600-h/ee.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4XieTe60BI/AAAAAAAAACk/C82I1lOI344/s400/ee.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153774358849310738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimdeki ünlüyü taniyabildiniz mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3856961893229300362?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3856961893229300362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3856961893229300362&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3856961893229300362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3856961893229300362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/mi.html' title='mi'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R4XieTe60BI/AAAAAAAAACk/C82I1lOI344/s72-c/ee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2428899876708587414</id><published>2008-01-09T18:20:00.000+02:00</published><updated>2008-01-09T18:21:40.557+02:00</updated><title type='text'>20</title><content type='html'>20 ay önceki Ayse gelsin beni dövsün mümkünse.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2428899876708587414?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2428899876708587414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2428899876708587414&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2428899876708587414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2428899876708587414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/20.html' title='20'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1755491852866482426</id><published>2008-01-09T00:44:00.000+02:00</published><updated>2008-01-09T00:45:30.645+02:00</updated><title type='text'>sonunda</title><content type='html'>7 haftanin sonunda gitarimi elime alip kisacik da olsa calistim bugün. Mutluyum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1755491852866482426?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1755491852866482426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1755491852866482426&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1755491852866482426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1755491852866482426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2008/01/sonunda.html' title='sonunda'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8504192252828626361</id><published>2007-12-21T04:02:00.000+02:00</published><updated>2007-12-21T04:05:42.570+02:00</updated><title type='text'>Im Westen nichts Neues</title><content type='html'>Sonunda ortaya iyi seylerin cikamayacagi durumlar var. Ne kadar caba gösterdiginizin önemi yok. Süreci geriye döndüremiyorsunuz. Olsa olsa, sonucun sizin acinizdan daha az kötü olmasini saglayabilirsiniz, o da bir ihtimal. Ama sonuc hep kötü, hep kötü... &lt;br /&gt;Bu batida da, doguda da böyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8504192252828626361?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8504192252828626361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8504192252828626361&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8504192252828626361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8504192252828626361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/12/im-westen-nichts-neues.html' title='Im Westen nichts Neues'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7468561645052747121</id><published>2007-12-19T22:41:00.000+02:00</published><updated>2007-12-19T22:51:19.305+02:00</updated><title type='text'>pinky</title><content type='html'>Adasim &lt;a href="http://londonpillowbook.blogspot.com/"&gt;Alice&lt;/a&gt;, bir video yolladi bana. Feysbuka cok laf ettim bugüne kadar ben lakin ikidir olumlu seylere vesile oluyor. Ben cok begendim animasyonu. Öyle aman aman anlasilmayacak bir Ingilizcesi de yok. Animasyonun asil kaynagi olan sayfaya link vereyim ben de. Henüz diger bölümlerine göz atmadiysam da izledigim kadari bana yetti. Hem link veresim var bu ara. Iste link:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.pinkyshow.org/"&gt;Pinky Show&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7468561645052747121?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7468561645052747121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7468561645052747121&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7468561645052747121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7468561645052747121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/12/pinky.html' title='pinky'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4137026414753719063</id><published>2007-12-18T21:55:00.000+02:00</published><updated>2007-12-18T22:01:05.884+02:00</updated><title type='text'>resim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R2gmRDe6z_I/AAAAAAAAACU/sJ8c57QPw-k/s1600-h/greg.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R2gmRDe6z_I/AAAAAAAAACU/sJ8c57QPw-k/s320/greg.PNG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145404648705413106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklasik bir ay önce Evren`e yolladim bu resmi. Hem Gregory`yi pek sevdiginden, hem de bana Evren`i hatirlattigindan. Simdi msn`de bu resmi kullaniyor. Benim de aklima gitgide bu sekilde yaziliyor görünüsü. Fotograflarina yabancilasiyorum. Sadece resimden mi kaynakli hakikaten?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4137026414753719063?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4137026414753719063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4137026414753719063&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4137026414753719063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4137026414753719063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/12/resim.html' title='resim'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/R2gmRDe6z_I/AAAAAAAAACU/sJ8c57QPw-k/s72-c/greg.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2112105979038400323</id><published>2007-12-18T21:06:00.000+02:00</published><updated>2007-12-21T04:07:48.874+02:00</updated><title type='text'>bir hak olarak sivil itaatsizlik</title><content type='html'>Ayse Kadioglu`nun Radikal 2`deki 2.12.2007 tarihli &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&amp;haberno=7719"&gt;yazi&lt;/a&gt;sindan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Türkiye'de yaygın medyanın bunca savaş çığırtkanlığına rağmen savaş halinde olmayı kaç kişi istiyor, gerçekten? Bugün Türkiye'de savaş karşıtı olmak hâlâ bir haktır. Milliyetçiliğin derin kuyularından uzak durmayı tercih etmek, demokratikleşmenin savaş çığlıkları ile sekteye uğratılmasının karşısında durmak ve terörle mücadelede siyasal ve hukuksal alan içinde hareket edilmesini talep etmek de bir haktır. Tabii, eğer yanılmıyorsam bunları söylemek ve yazmak da haktır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2112105979038400323?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2112105979038400323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2112105979038400323&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2112105979038400323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2112105979038400323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/12/bir-hak-olarak-sivil-itaatsizlik.html' title='bir hak olarak sivil itaatsizlik'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7495931514836973843</id><published>2007-12-18T19:36:00.001+02:00</published><updated>2007-12-18T19:39:29.255+02:00</updated><title type='text'>duyu</title><content type='html'>Koku duyusu meger ne mühim seymis. Az önce yangin cikarmak üzereydim oturdugum kafede. Ben hic farketmeden burnum beni uyariverdi. Erken müdahele -hadi abartmayalim hayat degilse bile- bilgisayarimi kurtardi. Ha, tabi utandim mi dikkatsizligimden ötürü? Utanmaz olur muyum... &lt;br /&gt;:(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7495931514836973843?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7495931514836973843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7495931514836973843&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7495931514836973843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7495931514836973843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/12/duyu.html' title='duyu'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7230337375557238582</id><published>2007-12-17T21:22:00.000+02:00</published><updated>2007-12-17T21:31:46.096+02:00</updated><title type='text'>gerisi</title><content type='html'>Feysbuk nanesi, sonunda bir ise yarar gibi mi oldu ne? Sitenin özelliklerinden biri olan "cause" ekleme secenegine son derece süpheyle yaklasmakla birlikte, "Kenan Evren yargilansin" basligina karsi koyamadim. Ve bunun dolayli getirisi, yeni acilan bir internet sitesi olan &lt;a href="http://www.gerisiburada.com"&gt;gerisi burada&lt;/a&gt;`ya ulasmak oldu. Oldukca yeni bir olusum. Nereye evrilecegini elbette zaman gösterecektir. Örgütlülük ve aidiyet hissinden uzun süredir bucak bucak kacarken, hos bir aidiyetsizlik hissi yaratti simdilik. &lt;br /&gt;Kendi tabirleriyle "manifestomsu"lari su sekilde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyimiz eksik, bir araya gelelim, bir site yapalım dedik önce. Sonra ekledik: Bu site ne olduğunu açıklamak derdine düşmemiş, ne olmadığını net tanımlamış bir platform olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Desin ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağcılar, milliyetçiler, ulusalcılar, azınlik düşmanları, bayrak fetişistleri, cumhuriyet fetişistleri, şeriatçılar, darbeseverler, savaşseverler, homofobikler, seksistler, faşistler orada; Gerisi burada!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne kardeşim bu" diyenlere şu cevabı versin: Dünyanın gerisini kucaklayan, ne olmadığını açıklayan, aptal olmayana aklın yolu çoktur diyen, hareketi, sitesi, projesi; her nesi ise osu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu platformda, nasıl derler, "nüktedan" ve "medyatik" ve dahi "popülist:)" bir kolektif içerik ortamı oluşturalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tartışalım, şarlayalım, yaygara koparalım.&lt;br /&gt;Yaratıcı eylemler tasarlayalım.&lt;br /&gt;Beğendiğimiz eylemlere destek olalım, sahip çıkalım, hatta yalan söyleyelim, biz yaptık deyip çalalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan yazsın çizen çizsin, hiçbirşey yapamayan mail forward etsin :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, bunun dergisini çıkaralım.&lt;br /&gt;Sonra, buradaki yazıları toplayıp kitap yapalım.&lt;br /&gt;Sonra, buradan bağış toplayalım günlük gazete çıkaralım.&lt;br /&gt;Sonra, gazeteyi çok satalım, TV açalım.&lt;br /&gt;Sonra, TV'yi çok seyrettirelim, kurumlaşalım, halka açılsın, boku çıksın, bir çoklarımız projeden ayrılsın, ben de onların arasında olayım. Hep beraber gerisindenkalanlarburada.com alan adıyla yeni bir mücadeleye başlayalım. Heyecanlanacak yerlerimiz ağrımıyorsa yeniden heyecanlanalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Web sitesi bebek daha. Küvezden çıkmış sayılmaz henüz. İçini beraber dolduracağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz ne yapabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a) Proje ile ilgileniyorsanız, basitçe, "tutun bir ucundan".&lt;br /&gt;Hangi ucundan tutacağınıza sonra bakarız. Üye olun hele. İçerik üretmeye, yorum yapmaya filan başlayın.&lt;br /&gt;b) "a" şıkkını uyguladıysanız, bununla yetinmeyin, açın ucundan bir tutacakların önünü. Sitemizi yayın. Gördüklerinize projeden bahsedin. Washington Post'a ilan verin.&lt;br /&gt;c) a'yı yapmak istemeyip de b'yi tek başına yapası gelenler de kendini tutmamalı tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu metni gerçek bir manifesto haline de getirmemiz için aklınıza birşey geliyorsa, yazın: karpuz@gerisiburada.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7230337375557238582?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7230337375557238582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7230337375557238582&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7230337375557238582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7230337375557238582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/12/gerisi.html' title='gerisi'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4240437428831671954</id><published>2007-11-25T21:21:00.000+02:00</published><updated>2007-11-25T21:24:41.068+02:00</updated><title type='text'>hata</title><content type='html'>hata yap, denize at&lt;br /&gt;ögrenmem lazim bunu yakin bir zamanda&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4240437428831671954?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4240437428831671954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4240437428831671954&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4240437428831671954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4240437428831671954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/11/hata.html' title='hata'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-879082409742797985</id><published>2007-10-23T23:03:00.000+03:00</published><updated>2008-01-09T10:08:05.330+02:00</updated><title type='text'>endise</title><content type='html'>Bundan yaklasik 11 sene önce kasim ayinda Sususurluk kazasinin ardindan medyanin da artik her nasilsa uygun görüp verdigi gazla toplumsal bir tepki olusmustu. Her aksam saat 8`de isiklarimizi kapatiyorduk. Isin ilginc yani bizimle beraber yüz binlerce insan daha kapatiyordu. Sonra kesmedi isiklar acilip kapatilmaya, tencere, tava, düdük calinmaya baslandi. Oyun gibiydi. Pencereden bakinca ne kadar heyecanlandigimi hatirliyorum. Insanlarin yasananlari benim o dönemde algilayabildigimden daha fazla algilamadiklarindan eminim simdi. Oyun oynarken kendini kaptirip histerik cigliklar atan cocuklar gibiydik. Ben zaten cocuktum. Sonra oyun sikicilasti. Arabadan cikan adam milletvekili oldu. Biz böyle seyleri ya cabuk unuturuz ya da zaten takdirimize sayan buluruz. &lt;br /&gt;Gene yaklasık 3 yil önce gene kasim ayinda 12 yasindaki Ugur Kaymaz babasiyla birlikte evinin önünde öldürüldü. Kimse ilgilenmedi. Bir cok kisinin haberi olmadi. Dogan Grubu`nun arka bahcesi Radikal`de gördüm ben de her ne hikmetse. Büyüdügümden algilayabildim bu sefer, cok acitti. Oysa, büyük medyamiz canimiz iki terör örgütü üyesinin Mardin`de ölü ele gecirildigini yazdiysa dogrudur. Isiklari söndürün dediklerinde söndürdügümüz gibi, 12 yasindaki bir cocugun güvenlik gücleriyle evinde catismaya girmesinin gercekliginin, ya da gercekligini gectim, böyle bir sey varsa buna nasil bir mekanizmanin yol acabileceginin sorgulanamazligi da kabul ediverilmelidir.&lt;br /&gt;Semdinli`de iki yil önce kasimda gerceklesen patlama, bizim posasi cikmis hafizalarimiz icin bile kolay kolay unutulamayacak kadar yakindir sanirim. Ya da umarim. Zaten baslangicta tüm gerekli Susurluk benzetmeleri yapildi. Olaylarin üzerine gitmekten korkmayan kahraman arastirmaci medya, nasil bir üslup takindiysa artik, bu asla "pesini birakmayacagi" olayi da sogutmasini bildi. Zaten pasamiz taniyordu cocugu, iyi cocuktu. Medya ne yapsin di? Canlari istemedi bu sefer isikli oyunlari, zaten onun modasi geceli yillar oluyor. Bense bir ümit bekledim gene öyle bir seyi.&lt;br /&gt;Beklenen tepki bir baska olayda geldi bu senenin basinda. Gene medya sagolsun, hedef göstermesini bildigi gibi arkasindan agit yakmasini da bildi. Kim bilir belki de onlarin bile gözden düsüremeyecegi bir insani kurban ettikleri icindir. Bir de Rakel Dink`in gözyaslari var, kocasina sevgisi var. Biz ülkece gözü yasli kadinlara dayanamayiz. Yüregimize dokunur. Medya da sever göz yaslarini, sergiler bolca. Bu sefer de on binlerce insan sokaga döküldü. Hep beraber Ermeni olduk bir günlügüne. Sonra hasa, o ne demek. Elhamdülillah Türküz. Ermeniyiz dediysek lafin gelisi.&lt;br /&gt;5 Kasim var önümüzde. Kendi cöplügümüzde atip tutsak da amcamizi kizdirmak istemeyiz. Ne de olsa en has milliyetci sloganimiz ondan miras bize. Bekleyyin dediler, izin cikana kadar gerilmis yay misali bekliyoruz. Ama bu arada gerekli merciler üzerlerine düseni yapip halki bilinclendimekten geri durmuyorlar. Hazirliklar saglam bu sefer. Daha önce 24 kere sinir ötesi operasyon yapilmis olmasi bilgisinin, Irak`a yapilacak müdahelenin, 80 sonasi Diyarbakir Cezaevi`nde yasananlarin yarattigina benzer bir etkiyi Irak Kürtleri üzerinde de yaratabilecegi olasiliginin, Baykal ve Bahceli`nin aciklamalarinda durumun en dogal sonucu gibi dile getirdikleri, yalniz PKK`ya degil, özerk Kürt yönetimine de müdahele niyetinin ve bunun gayri mesruiyetinin altinin cizilmesine gerek yok. Gerekli olan tüm bilgiler verildi. Ölü sayisi, göz yasi döken anne babalarin önü arkasi olmayan resimleri, duyarli vatandaslari harekete gecimek icin yeterince uygun. Derinlesmeye gerek yok. Durup düsünmeye gerek yok. Ihtiyac duyulan neyse halihazirda yazili ve görsel olarak mevcut. &lt;br /&gt;Ben buradan, uzaktan endiseleniyorum. Elimden baska türlüsü gelmiyor. 13 yasinda degilim artik. Yalanci medya duyarliligina kanmam kolay kolay. Oysa simdi keske, yalandan da olsa baska türlü davransalar da ben de kanmis gibi yapsam. Isiklarla oynattiklari oyuna benzer bir seyler bulsalar. Oysa sineklerin tanrisinin pesine sürüyorlar herkesi. Kendi yarattigimiz canavar ugruna daha cok kurban verelim diye. Biz ve onlar keskinlessin diye. "Biz"e hakim olmak daha kolay diye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-879082409742797985?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/879082409742797985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=879082409742797985&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/879082409742797985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/879082409742797985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/10/endise.html' title='endise'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5282362619858718717</id><published>2007-09-20T11:27:00.000+03:00</published><updated>2007-09-20T11:31:40.623+03:00</updated><title type='text'>kin ve nefret</title><content type='html'>Canim memleketimde tüm politikacilar, bürokratlar, yargi mensuplari kin ve nefret konusunda ne kadar duyarlilar son dönemde. Oysa ben esi tesettürlü Abdullah Gül cumhur baskani olursa, Kürtler mecliste temsil hakki bulursa, üniversitelerde türbanli kizlar da özgürce egitim hakkina kavusurlarsa halk arasinda uyanabilecek kin ve nefrete karsi cok vurdum duymaz hissediyorum kendimi. Essek beni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5282362619858718717?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5282362619858718717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5282362619858718717&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5282362619858718717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5282362619858718717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/09/kin-ve-nefret.html' title='kin ve nefret'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1649572696820232494</id><published>2007-09-12T16:55:00.000+03:00</published><updated>2007-09-12T17:05:58.357+03:00</updated><title type='text'>sticky</title><content type='html'>Yapış yapış aksanlı Amerikan İngilizcesi, kanallar arası dolaşırken MTV`de rast gelince çekilebilir bir şey. Fakat gerçek hayatta karşılaşınca bende Klingonca'nın uyandırabileceğinden daha fazla gerçeklik duygusu uyandırmıyor. Ne de olsa ikisi de televizyon ve kurgu dünyasına ait şeyler. Değiller mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1649572696820232494?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1649572696820232494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1649572696820232494&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1649572696820232494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1649572696820232494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/09/sticky.html' title='sticky'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5193658141698382967</id><published>2007-09-08T21:53:00.000+03:00</published><updated>2007-09-08T22:17:58.923+03:00</updated><title type='text'>adaptasyon</title><content type='html'>1.5 ay sonra yeniden Weimar`dayim. Güzel manzarasi disinda son derece itici bir atmosfere sahip yurt odamda son günlerimi geciriyorum, toparlanacak ne kadar cok esyam olduguna sasirarak bir yandan. Güzel, aydinlik, 3 adet tanimadigim delikanliyla paylasacak olmamdan ötürü beni kismen endiselere, faka genel olarak büyük bir mutluluga -bunun sebeb-i hikmeti delikanlilarimiz degil elbet- sevk eden yeni evime tasinacagim önümüzdeki hafta.&lt;br /&gt;Eslik ettigim teatral okumanin bir kac saat önce alattigim bu günkü gösterimi icin bir ara ziyaret yapiyorum canim Weimar`ima simdilerde. Tabi bütün yaz yata yata karpuz büyütüp hic calismadigim icin bir miktar stres yasadim öncesinde. Gelin görün ki yeterli olmamis bu sikinti; geldigimden beri kitap okuyorum. Pek calistigim söylenemez. Ama bu durum artik istisnai olmanin cok ötesine gecti (calismamak degil, okumak). Sehir degisirdigimde yaptigim ilk sey kitap okumak oluyor. Deli gibi okuyorum. Elimdeki kitabin kalitesinin pek önemi olmuyor -hele ki bugün sonlandirdigim ve kitabin genel atmosferini olusturan erotizminin bile pek kayda deger sayilmayacagi ve Weimara gelmeden yeni yazar tanima hevesiyle aldigim Fransiz yazininin diger örnekleri konusunda beni endiseye düsüren Alain Bosquet eserini göz önüne alirsak. Yatakta üstüme bir battaniye cekerek -soguk burasi evet-, okuma icin son derece kötü bir isiklandirmada bir o yana bir bu yana döne döne, kitabi gözümün icine sokarak, üzerine Philadelphia sürülmüs ekmeklerimin kirintilarini yataga dökerek, bu kirintilarin bir kismini yataktan toplayip agzima atarak araliksiz okuyorum. Disari cikmak zor geliyor. Adapte olmam lazim bu kente yeniden. Kitap okuyorak yapiyorum bunu ben. Baska türlüsü gelmiyor elimden. Sehre uyum saglamak icin kapali bir mekanda kendimi güvende hissettigim, sevdigim bir eylemi yrine getirmem gerekiyor. Istanbul`a gittigimde de aynisini yaptim. Orada tabi yükümlülükler söz konusuydu. Arkadaslara ve aile bireylerine zaman ayirma vazifesi kesintiye ugratti orada bu isi biraz. Gene de epey bir okudum orada da. Buradaysa gitar calisma vazifesini sallamama secenegimi kullandim ve elbete neticesinde calabilecegimden epeyce daha kötü, bekledigimdense biraz daha iyi caldim bugün. Simdi internet gerekcesiyle normalde Weimar`daki hayatimin önemli bir bölümünü gecirdigim cafeme, ACC`ye geldim, kahvemi iciyorum. Eve gidince hangi kitaba baslayacagima karar vermem lazim. Tam adapte olamamisim daha. Evet evet, okumam lazim biraz daha.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5193658141698382967?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5193658141698382967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5193658141698382967&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5193658141698382967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5193658141698382967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/09/adaptasyon.html' title='adaptasyon'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8496791315363646847</id><published>2007-08-11T22:14:00.001+03:00</published><updated>2007-08-22T23:38:15.236+03:00</updated><title type='text'>katarsis</title><content type='html'>Yabanci bir dilde öfkesini disa vuramayip da katilip kalan tüm duygudaslarim icin gelsin bu video. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/4p1RwOE0VTc"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/4p1RwOE0VTc" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Icimin yaglari eriyor izledikce, öpmek istiyorum Giovanni Trapattoni kardesimi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8496791315363646847?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8496791315363646847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8496791315363646847&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8496791315363646847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8496791315363646847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/08/blog-post.html' title='katarsis'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7381272434227521418</id><published>2007-08-01T18:02:00.000+03:00</published><updated>2007-08-01T18:34:22.609+03:00</updated><title type='text'>taze</title><content type='html'>Tatilim basladi. Istanbul`dayim ve gene calismiyorum (bu ikisi arasindaki baglantiyi anlamlandiracak babayigit ciksin ortaya, alnindan öpecegim). Okuyasim gelmis, onu farkettim, bu faideli faaliyetle telafi ediyorum tembelligimi. Adana`ya gidisinden faydalanip divad`in gizemli dünyasinda gecen iki günden kurtarabildigim bana ve ona ait kitaplarin icine gömüldüm. Bildigim yazarlar gene, dolayisiyla sorunumu cözmüyor. Yeni kitap, yeni yazar istiyorum. Senelerdir dönüp dolasip ayni yazarlari, ayni kitaplari okumanin cok güzel bir tarafi var elbette. Hep yuvaya dönmek. Yalniz ben bu monogamik okuma aliskanligini cok uc noktalara tasidim sanirim. Okudugum kitaplari degistirmedigim sürece her okumam bayatlamasina neden oluyor vazgecemediklerimin. Oysa tazelensem biliyorum ki, yuvaya dönüs de baska türlü olacak. Bu yüzden, bu zaruri evden ayrilista kendime olabilecek en iyi rehberi sectigim inancindayim. Denemeleriyle bana yol gösteren Fowles`dan baskasi degil (canim, sagol kitap icin). Eylül`de Almanya`ya yapacagim bir haftalik ara ziyarette bagaj sorunum olmamasindan faydalanip, mümkün oldugunca cok kitap götürebilmek icin simdiden Imge`ye para dökmeye basladim. Gerci simdi sehirde biraktigim üc kitap, her an okunma riski altinda bulunsa da, endiselerimi, üc farkli ve benim icin yepisyeni yazardan ikisinin (birinin genc yasinda mefta olmasindan mütevellit bu fisati yakalayamamis olmasi, Fowles`un ona duydugu hayranlikla dengeleniyor) sergilemis olduklari üretkenlige güvenmek suretiyle gideriyorum. Eh bir de tabi tüm bunlarin sonunda ask tazelemek var. Dolayisiyla saga sola dagilmis Fowles`lari toparlamanin da zamani simdi. Kim bilir, belki cesaretimi toplar, kara günler icin sakladigim Abanoz Kule`yi de okuyuveririm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7381272434227521418?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7381272434227521418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7381272434227521418&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7381272434227521418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7381272434227521418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/08/taze.html' title='taze'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7266719452986823602</id><published>2007-07-02T13:23:00.000+03:00</published><updated>2007-07-02T13:41:36.810+03:00</updated><title type='text'>salya</title><content type='html'>Baraji gecmesi muhtemel parti liderleri arasindaki it dalasinin en salyali malzemesinin, Öcalan`in asilmasi meselesi oluverdigini yeniden görmek migdemi bulandiriyor. Kürt meselesinde ileri dönük her adimin, simdi gerisingeri atilmasina, en azindan bu konuda dönem dönem gösterebildigi olumlu tutum dolayisiyla -ne de olsa bu memlekette Kürt meselesinin askeriyeye daha cok para aktarilmasi ve daha cok insanin ölmesi disinda bir takim cözüm yollarina ihtiyac duydugunu söyleyebilmek kolay degil hala geceyarisi son teknoloji internet muhtiralariyla hizaya getirilirken- hakkini vermek istedigim AKP`nin simdi bu tavri takinmasina tanik olmak istemiyorum. Birbirlerine yollayip durduklari o ipi mümkünse dürüp bir taraflarina sokmak istiyorum hatta. Kizginim, cok kizginim. Kimse ses etmedigi icin kizginim. Ben bi bok yapmadigim icin kendime ayrica kizginim. Herkesi karsima alip sarsmak istiyorum. Sanki bagirsam yüzlerine anlayacaklar gibi geliyor. Salyalarini toplayip bir köseye gidip düsünecekler sanki. Getirebilecegim yegane cözüm bu mu? &lt;br /&gt;Sanirim bu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7266719452986823602?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7266719452986823602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7266719452986823602&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7266719452986823602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7266719452986823602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/07/salya.html' title='salya'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-3056316868761215315</id><published>2007-06-29T12:17:00.000+03:00</published><updated>2007-06-29T12:21:32.808+03:00</updated><title type='text'>derin</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=225478"&gt;Semdinli`yi yargilamak zor is...&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-3056316868761215315?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/3056316868761215315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=3056316868761215315&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3056316868761215315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/3056316868761215315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/derin.html' title='derin'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8307088526411287096</id><published>2007-06-25T21:57:00.000+03:00</published><updated>2007-06-25T22:04:33.786+03:00</updated><title type='text'>bagimsiz</title><content type='html'>Secimler sirasinda Türkiye`de olamayacagim icin, bagimsiz adaylarin desteklenmesine iliskin &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&amp;haberno=7143"&gt;Ahmet Insel`in Radikal2`deki yazisi&lt;/a&gt;na link vermek disinda, elimden yalnizca ille de bos oy atmaya kararli birini benim yerime bu adaylardan birine oy vermek konusunda ikna etmeye calismak geliyor ne yazik ki sadece. Pst, sana diyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8307088526411287096?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8307088526411287096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8307088526411287096&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8307088526411287096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8307088526411287096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/bagimsiz.html' title='bagimsiz'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-785061643863782497</id><published>2007-06-21T00:00:00.001+03:00</published><updated>2007-06-21T00:15:27.121+03:00</updated><title type='text'>evcilik</title><content type='html'>Bugün Beste`yle evcilik oynamaya calistik. Hüsranla sonuclandi. Cocukken yetiskinlerin hayatlarina, bir baska meslegin ya da ismin beraberinde getirecegi farkliliga iliskin pek geliskin olmamakla birlikte kendine özgü bir tahayyülüm varmis, bunu gördüm. Simdi denesem de cocukken oldugu gibi kendimi kaptiramiyorum. Senaryonun "simdi ben Xmisim, Ydeymsiz biz, hersey de cok Zymis" kisimlari bile havada kaldi, icinde kaybolmak söyle dursun. Agdaci Sevilay`dan Tansas peynir reyonu görevlisi Zehra`ya, banka memuresi Su`ya kadar büründügüm her kisi, eninde sonunda yine bendim. Her hayat ayniydi. Yetiskin olmanin bu kadar birlestirici bir hal oldugunu bilmek aci veriyor. Kendine özgü olma hali icinde bulundugum kosullardan, kurmaya calistigim hayattan kaynaklanmiyor. Hatta böyle bir sey var mi ondan bile emin degilim. Yeryüzü, gitarci Ayse olmadan da ayni olacak; tipki Zehra, Sevilay ya da Su olmadan oldugu gibi. Birileri cok benzer bir hayati yasiyor zaten. Bir eksik, bir fazla... Kendimi hic bu kadar genel hissetmemistim ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-785061643863782497?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/785061643863782497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=785061643863782497&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/785061643863782497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/785061643863782497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/evcilik.html' title='evcilik'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5971490318277335147</id><published>2007-06-19T01:11:00.000+03:00</published><updated>2007-06-19T01:13:59.426+03:00</updated><title type='text'>hangi...</title><content type='html'>...erkek gercek ikinci erkegidir bir kadinin? Ben taksimetreyi 4ten aciyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5971490318277335147?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5971490318277335147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5971490318277335147&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5971490318277335147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5971490318277335147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/hangi.html' title='hangi...'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5073737441315402292</id><published>2007-06-16T20:18:00.000+03:00</published><updated>2007-06-16T20:27:00.291+03:00</updated><title type='text'>secmek</title><content type='html'>MHP`den güzide bir secim beyannamesi geliyor simdi. Son dört madde, saygideger Deniz Baykal`in incileriyle boy ölcüsecek parlaklikta. Öte yanda, gönüllerin sevgilisi Mehmet Agar dursa da, Bahceli oyumu almak konusunda bir bas fark atti bu beyannameyle. Gene de secmek zor. Hay Allah, su secimler de ne cabuk geliyor yahu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;# Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılacak&lt;br /&gt;# Milletvekilleri, belediye başkanları ve üst düzey görevlililerin mal bildirimleri kamuoyuna açıklanacak&lt;br /&gt;# Asgari ücret vergi dışı bırakılacak&lt;br /&gt;# Güvenlik mensuplarına her ay güvenlik tazminatı adı altında 230 YTL verilecek&lt;br /&gt;# Zorunlu eğitim süresi 12 yıla çıkarılacak.&lt;br /&gt;# Kıbrıs'ta bulunacak çözümün iki bölgeli iki milletli ve iki devletli bir ortaklık yapılmasına dayanmasının tek gerçekçi model olacağı ortaya konulacak.&lt;br /&gt;# Terörle amansız bir mücadele verilecek.&lt;br /&gt;# Türkiye-AB İlişkilerinin niteliği, zemini ve çerçevesinin açıklığa ve yeni bir tanıma kavuşturulması elzemdir. Bu konular AB ile açık ve dürüst ve samimi biçimde ele alınacak. AB ile ilişkiler Türkiye için bir 'kimlik ve kader' sorunu olarak görülmeyecek.&lt;br /&gt;# Yağlı güreş ve cirit uluslararası hale getirilecek.&lt;br /&gt;# Milli çizgi film endüstrisi geliştirilecek ve üretilecek filmlerin dış satımı yoluyla Türk kültürünün tanıtılması sağlanacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5073737441315402292?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5073737441315402292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5073737441315402292&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5073737441315402292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5073737441315402292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/secmek.html' title='secmek'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-2199456863554216705</id><published>2007-06-11T15:07:00.000+03:00</published><updated>2007-06-11T15:11:46.347+03:00</updated><title type='text'>geleneksel</title><content type='html'>Bu sene de geleneksel olarak &lt;a href="http://solelim.blogspot.com/"&gt;divad&lt;/a&gt;in dogum gününü yanlis zamanda kutladim. Ögrenemiyorum 10 senedir. Olsun o benim onu ne kadar cok sevdigimi biliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-2199456863554216705?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/2199456863554216705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=2199456863554216705&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2199456863554216705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/2199456863554216705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/geleneksel.html' title='geleneksel'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1636563149472287730</id><published>2007-06-01T21:41:00.000+03:00</published><updated>2007-06-01T21:42:15.499+03:00</updated><title type='text'>Lebannen</title><content type='html'>Ah Lebannen, ben seni sevmeyeyim de ne yapayim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1636563149472287730?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1636563149472287730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1636563149472287730&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1636563149472287730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1636563149472287730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/06/lebannen.html' title='Lebannen'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4538434893019819617</id><published>2007-05-20T10:36:00.000+03:00</published><updated>2007-05-20T10:42:46.799+03:00</updated><title type='text'>korku</title><content type='html'>Türkiye`nin en cok korkulmasi gereken adamlarindan birisi Ertugrul Özkök, gündeme yön veren oyuncagin, Hürriyet`in basinda bulunmasindan mütevellit. Ha bu acayip yeni ve etkileyici ve sasirtici tespitimi neden dile getirme ihtiyaci duydum? Korktum da ondan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4538434893019819617?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4538434893019819617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4538434893019819617&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4538434893019819617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4538434893019819617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/05/korku.html' title='korku'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5263321125826403483</id><published>2007-05-18T12:20:00.000+03:00</published><updated>2007-05-18T12:46:14.356+03:00</updated><title type='text'>kacak</title><content type='html'>Türkiye gündemini takipe zorlanyorum, özellikle de bilgisayarimdaki sorunlardan ötürü. Ama takip ettigim kadariyla bile kopartilan yaygara ve amac-arac iliskisine hukukun bu sekilde alet edilmis olmasina iliskin ürkütücü bir resim var önümde. Iyi ve kötü arasindaki sinira, kötü adamlara karsi iyi adamlara, iyi adamlarin iyi amaclarina, iyi amaclar ugruna mübah olana iliskin bu sig ve ancak cocuklukta mazur görülebilecek yaklasimdan icim kiyiliyor artik. Cocukluk battaniysine sarilir gibi elinde bayrak sokaga dökülen insanlar beni yalnizca endiseye sevk ediyor. Radikal`in mansetinden solda!! nihayet!!! birlik yapildigini duyurmasi midemi bulandiriyor. &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/yazar_arsiv.php?yazarno=56&amp;tarih=18/05/2007"&gt;Murat Belge&lt;/a&gt; var iyi ki diyorum sadece. Kacak oynuyorum, topu ona atiyorum. Düsündüklerimi yazmaya mecalim yok. Mecalim olmamasina hakkim da yok bir yandan. Boka sariyoruz hep beraber.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5263321125826403483?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5263321125826403483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5263321125826403483&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5263321125826403483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5263321125826403483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/05/blk-prck.html' title='kacak'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4317581275053937671</id><published>2007-04-09T15:36:00.000+03:00</published><updated>2007-04-09T15:50:47.904+03:00</updated><title type='text'>Faralya</title><content type='html'>&lt;a href="http://farm1.static.flickr.com/191/452292219_67505eb658.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px;" src="http://farm1.static.flickr.com/191/452292219_67505eb658.jpg?v=0" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada olsam şimdi, merhum yeni bir kitap yazsa, onu okusam kafamı gömüp, ama Farlya'da olsam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4317581275053937671?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4317581275053937671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4317581275053937671&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4317581275053937671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4317581275053937671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/04/faralya.html' title='Faralya'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-5368579990916748759</id><published>2007-04-08T00:49:00.000+03:00</published><updated>2007-04-08T01:18:45.770+03:00</updated><title type='text'>ih habe gerade şraube meine rehner dan bızzt warum</title><content type='html'>Sevgili &lt;a href="http://www.mediaonline.de/shop/StoreCatalogDisplay?storeId=5000&amp;langId=-3&amp;catalogId=5000"&gt;Mediaonline&lt;/a&gt; yetkilileriyle &lt;a href="http://telefonspass.net/resources/ahmet-nws.mp3"&gt;aynen böyle&lt;/a&gt; bir telefon görüşmesi yapmak, sonra yarıla yarıla gülmek istiyorum. Yoksa diğer seçenek, benim cinnet getirip bulduğum ilk Mediaonline çalışanına fiziksel zarar verecek olmamdan mütevellit pek de hoş değil. Nıaaaaaaaaaa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/RhgYnGRrLhI/AAAAAAAAABs/g9WkJvAEqVI/s1600-h/logo.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/RhgYnGRrLhI/AAAAAAAAABs/g9WkJvAEqVI/s320/logo.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5050814042074721810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-5368579990916748759?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/5368579990916748759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=5368579990916748759&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5368579990916748759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/5368579990916748759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/04/ih-habe-gerade-raube-meine-rehner-dan.html' title='ih habe gerade şraube meine rehner dan bızzt warum'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/RhgYnGRrLhI/AAAAAAAAABs/g9WkJvAEqVI/s72-c/logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-4220683137067552911</id><published>2007-04-04T18:48:00.001+03:00</published><updated>2008-07-12T00:11:58.606+03:00</updated><title type='text'>pentax</title><content type='html'>bebeğim geldi sonunda&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-4220683137067552911?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/4220683137067552911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=4220683137067552911&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4220683137067552911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/4220683137067552911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/04/bebeim-geldi.html' title='pentax'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-7198624052896106589</id><published>2007-04-02T14:05:00.000+03:00</published><updated>2007-04-02T17:31:27.693+03:00</updated><title type='text'>Murat Belge</title><content type='html'>Rüyamda Murat Belge'yi gördüm. Her düşündüğümde aklıma ilk gelen, Radikal'deki köşesininde yer alan marksist entellektüel bir o kadar da muzip amca fotoğrafının aksine üzerine giydiği uçuk sarı, yıpranmış, kolunun kenarından fanilası görünen tişörtüyle balıkçı kasabasının sosyalistliği kendinden menkul arif dedesini andırıyordu. Saçı sakalı birbirine girmişti ve şimdi durup biraz düşününce hafiften çakırkeyf bir hal vardı üzerinde (rakıdan elbet). Umutsuzca bana anlatmaya çalıştığı şeyin ne olduğunu hatırlamıyorum. Sadece, yazılarında tıpkı fotoğrafında olduğu gibi daha mesafeli, daha oturaklı bir çehreye bürünen, oysa burda benim rüyama özgü hafif baygın bakışlarının daha da yumuşatıp ortaya çıkarttığı, derdi olan bir insana özgü o samimiyet kalmış aklımda. Elbette Belge'nin yazılarının bende bıraktığı etkiden, çiçek pasajı bahislerinden bir de en çok Hürriyet'te gördüğüm elinde tuttuğu balıkla rüzgarda dağılmış sakallı fotoğrafından kolajlayıp da gördüm rüyayı. İyi ki de gördüm. Murat Belge'nin, zaman zaman benzer şeyleri tekrarlamasından sıkılıp okumaya ara versem de bu halini ve tavrını hep takdir edeceğim. Israrla derdini anlatmaya çalışan bu adam, iyi bir adam biliyorum ben. Bu iyi adamın bıkıp usanmadan aynı şeyleri söylemesi de iyi bir şey. İyi şeyler yapan insan sayısı az, daha da acısı iyi şeyler yapan insanları önemsemiyoruz, onları iyilikleriyle bir başlarına terkediyoruz. Bazen içimde hafiften  "bu cümlenin arkasından bu gelecek biliyorum" duygusuyla köşesini okurken aklımdan bu ısrarlı dert anlatma halinin hedefini hiç bulamayacağı geçiyor bir anda ve üzülüyorum. İşte rüyama da öyle üzgün, biraz da bunu bilmekten kaynaklanan bir dalgınlıkla girmesinin sebebi bu sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/arsivimage.aspx?picid=3042690"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/arsivimage.aspx?picid=3042690" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-7198624052896106589?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/7198624052896106589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=7198624052896106589&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7198624052896106589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/7198624052896106589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/04/murat-belge.html' title='Murat Belge'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-8283161624623302384</id><published>2007-03-30T02:56:00.000+03:00</published><updated>2007-03-30T03:01:25.188+03:00</updated><title type='text'>kabul</title><content type='html'>Her koyun kendi bacağından asılır.&lt;br /&gt;Böyle bu. &lt;br /&gt;Değiştirmek için çaba sarf etmekten yoruldum, tükendim. Oysa bunu kabul etmeyi başarırsam vatana millete en çok da kendime hayrım dokunacak sanki. &lt;br /&gt;Dükkan kapalı bir müddet. &lt;br /&gt;Kızacak insanlar biliyorum. Ama denemeden olmaz. &lt;br /&gt;Her koyun kendi bacağından asılsın, bakalım neler olacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-8283161624623302384?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/8283161624623302384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=8283161624623302384&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8283161624623302384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/8283161624623302384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/03/kabul.html' title='kabul'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24919536.post-1672166252577685360</id><published>2007-03-23T12:57:00.000+02:00</published><updated>2007-03-23T13:00:49.785+02:00</updated><title type='text'>sebep</title><content type='html'>Deryik George Galloway'i sevmek için 10 dakikalık sebep demiş, ben de deryik'i sevmek için bir &lt;a href="http://deryik.blogspot.com/2007/03/sahi-bi-lbnan-vard-noldu-ona.html"&gt;sebep&lt;/a&gt; daha diyeyim o zaman.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24919536-1672166252577685360?l=hibon.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hibon.blogspot.com/feeds/1672166252577685360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24919536&amp;postID=1672166252577685360&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1672166252577685360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24919536/posts/default/1672166252577685360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hibon.blogspot.com/2007/03/link.html' title='sebep'/><author><name>hibon</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10921376488771833358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_4jvSc4gUdPU/S3o9beEPJ0I/AAAAAAAAARg/WCJDZkHJXhE/S220/g%C3%B6z.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
